sap|mak

santral

Fr central 1. merkezî (sıfat), 2. herhangi bir şeyin merkezî birimi (isim) Lat centralis merkezî Lat centrum merkez +al°

santrifüj

Fr centrifuge İng centrifuge merkezkaç (kuvvet) (İlk kullanım: 1687 Isaac Newton, İng. fizikçi.) § Lat centrum merkez Lat fuga kaçış

santur

Ar sanṭūr سنطور z [#snṭr q.] Fa santūr سنتور zkanuna benzer bir telli çalgı, cymbal ~? EYun psaltḗrion ψαλτήριον za.a. EYun psállō ψάλλω zgergin bir yayı parmakla çekmek, çınlatmak, telli çalgı çalmak +tēr

sanzatu

Fr sans atout kozsuz, iskambilde kozsuz oynanan el § Fr sans yoksunluk edatı, -siz (<< Lat sine a.a. ) Fr atout iskambilde koz (Fr à tout hepsine, hepsini Lat ad totum a.a. )

sap

<< ETü sap bıçak veya kılıç kabzası ≈ ETü sap- delmek, sivri bir şey sokmak

sap|mak

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ḥaḳdan ayruk nesneye tapmadılar / dutdılar doğrı yolı sapmadılar TTü: sapıtmak [ Şer'iye Sicilleri, <1500]
evümüŋ sābıḳā sāhıbi olan Nasrüddīn nām kimesne izn virmiş ki ol suyı öte sapıtup [saptırıp] yine memerrine götüre. TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sapmak: Deflectere, divertere à via recta.

<< TTü sap- yoldan ayrılmak, şaşmak

Not: TTü özgü olan bu fiil ETü ve diğer Türk lehçelerinde kaydedilmemiştir. ETü sap- "iplik veya sap geçirmek; bağlamak" fiiliyle anlam bağı kurulamaz.

Benzer sözcükler: sapak, sapılmak, sapıtmak, sapkın, saptırmak

Bu maddeye gönderenler: sapa, sapık


15.07.2015
sapa

<< OTü sapa yoldan uzak OTü *sap- +A

sapan

ETü sap-/sapı- şiddetle sallamak +(g)An

saparta

İt sabordo gemi bordasında top atışına mahsus dikdörtgen delik İt bordo gemi bordası

sapık

TTü sap- +Uk

sapır

onom sallama ve dökülme sesi