santim

sansar

<< ETü saġsar/savsar küçük bir memeli hayvan, sansar

sansasyon

Fr sensation 1. duyum, algı, duyarlık, 2. duygusal galeyan, heyecan verici haber OLat sensatio duyum Lat sentire duymak, hissetmek, algılamak +()tion

sansür

Fr censure 1. ayıplama, ahlak denetimi, ahlak polisi, 2. basında içerik kontrolü Lat censura ahlak denetimi, ayıplama, kınama Lat censere yargılamak, kınamak +()tura << HAvr *kens- beyan etmek, yargılamak

santi+

Fr/İng centi+ [bileşik adlarda] yüzde bir Lat centum yüz << HAvr *dekm-tom a.a.

santigrat

Fr centigrade «yüzlük-derece», yüzlük sisteme dayalı sıcaklık birimi

santim

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
santim: Yüzde bir (...) santimetre [ Abdülhak Hamid, Mektuplar, 1878]
İki yumurta restoranda bir frangadır, burada kırk santime oluyor.

Fr centime 1. yüzde bir, 2. frankın yüzde biri olan para birimi, 3. metrenin yüzde biri, santimetre << Lat centesimus yüzde bir Lat centum yüz

 santi+


18.08.2017
santimantal

Fr sentimental duygusal, duygulu İng sentimental a.a. (İlk kullanım: 1767 Laurence Sterne, İng. romancı.) İng sentiment duygu +al° OLat sentimentum Lat sentire, sens- duymak, hissetmek, algılamak +ment°

santra

İng centre/center Fr centre merkez, orta << Lat centrum a.a. EYun kéntron κέντρον zgeometride dairenin merkezi, pergelin sabit ayağı EYun kentéō κεντέω zsaplamak, sokmak << HAvr *kent- saplamak

santrafor

İng centre forward «orta ileri», futbolda orta ön oyuncusu

santral

Fr central 1. merkezî (sıfat), 2. herhangi bir şeyin merkezî birimi (isim) Lat centralis merkezî Lat centrum merkez +al°

santrifüj

Fr centrifuge İng centrifuge merkezkaç (kuvvet) (İlk kullanım: 1687 Isaac Newton, İng. fizikçi.) § Lat centrum merkez Lat fuga kaçış