sansür

saniye

Ar ṯāniya(t) ثانية z [#s̠ny fāˁila(t) fa. fem.] ikinci şey, ikincil Ar ṯānī ثانى zikinci

sanki

Fa sānki سانكه zgibi, benzer (edat) § Fa sān gibi Fa ki

sanrı

ETü sandri-/sanri- galeyan, hezeyan

sansar

<< ETü saġsar/savsar küçük bir memeli hayvan, sansar

sansasyon

Fr sensation 1. duyum, algı, duyarlık, 2. duygusal galeyan, heyecan verici haber OLat sensatio duyum Lat sentire duymak, hissetmek, algılamak +()tion

sansür

[ Arşiv Belg. Göre Osmanlı'da Gösteri Sanatları, 1890]
Beyoğlu Mutasarrıflığından tayin kılınacak memurlardan mürekkeb bir heyet-i mahsusa marifetile sansür edilerek otosansür [ Milliyet - gazete, 1973]
Bu durumda getirtici 'otosansür' yaparak filmi kısaltmak zorunda kalıyor.

Fr censure 1. ayıplama, ahlak denetimi, ahlak polisi, 2. basında içerik kontrolü Lat censura ahlak denetimi, ayıplama, kınama Lat censere yargılamak, kınamak +()tura << HAvr *ḱens- beyan etmek, yargılamak

Benzer sözcükler: otosansür, sansürlemek, sansürlü, sansürsüz


23.03.2018
santi+

Fr/İng centi+ [bileşik adlarda] yüzde bir Lat centum yüz << HAvr *(d)ḱm̥tóm a.a.

santigrat

Fr centigrade «yüzlük-derece», yüzlük sisteme dayalı sıcaklık birimi Fr grade basamak, derece

santim

Fr centime 1. yüzde bir, 2. frankın yüzde biri olan para birimi, 3. metrenin yüzde biri, santimetre << Lat centesimus yüzde bir Lat centum yüz

santimantal

Fr sentimental duygusal, duygulu İng sentimental a.a. (İlk kullanım: 1767 Laurence Sterne, İng. romancı.) İng sentiment duygu +al° OLat sentimentum Lat sentire, sens- duymak, hissetmek, algılamak +ment°

santra

İng centre/center Fr centre merkez, orta << Lat centrum a.a. EYun kéntron κέντρον zgeometride dairenin merkezi, pergelin sabit ayağı EYun kentéō κεντέω zsaplamak, sokmak << HAvr *ḱent- saplamak