sandviç

sandalet

Fr sandalette [küç.] hafif ve açık ayakkabı Fr sandale +et° Lat sandalum a.a. EYun sándalon a.a.

sandalye

Yun sandália σανδάλια z [çoğ.] Yun sandálion σανδάλιον zahşap ayakkabı tabanı, ahşap seki, altı düz kayık

sandık

Ar ṣundūḳ/ṣandūḳ صندوق z [#ṣndḳ q.] a.a. Aram ṣəndūḳā צנדוקא za.a. EYun synthḗkē συνθήκη z1. derleme, bir araya koyma, 2. sandık, dolap, depo EYun syn+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak

sandre

Fr cendré [pp.] küllü, kül rengi Fr cendre kül << Lat cinis, ciner- a.a.

sanduka

Ar ṣandūḳa(t) صندوقة zsandık Aram ṣndūḳā צנדוקא za.a.

sandviç

[ Cumhuriyet - gazete, 1933]
Yüzlerce kişi büfede sandviç veya havyar yiyerek

İng sandwich ekmek arası öz John Montagu, 4th Earl of Sandwich kumar masasından kalkmadan karnını doyurmasıyla ün kazanan bir İngiliz asılzadesi (1718-1792)

Not: İngilizce sözcük en erken tarihçi Gibbon'ın 1762 tarihli bir günce kaydında tespit edilmiştir.

Benzer sözcükler: sandöviç


06.12.2015
sanem

Ar ṣanam صنم z [#ṣnm] put, ibadet edilen tasvir Aram ṣelem, ṣəlem צֶלֶם zher türlü tasvir, imge, ikona, put Aram ṣəlam צְלַם zkarartma, karalama, boyama, resmetme (≈ İbr/Aram ṣalmoth צַלְמוֹת zkaranlık, zulmet )

sangria

İsp sangría [pp. fem.] 1. kanlı, 2. meyve suyu ve baharatlı şarap İsp sangrar kan akıtmak, kanatmak İsp sangre kan << Lat sanguis a.a.

sanı

TTü san- +I(g)

sanık

TTü san- +Uk

sani

Ar ṯāni ثانٍ z [#s̠ny fāˁil fa.] ikiye katlayan, ikinci ≈ Ar iṯnān إثنان ziki Ar ṯanā ثَنَا zçift koştu, katladı