sandalye

sancak

Orta Türkçe sançak "mızrak, mızrağa takılan flama" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe sanç- "saplamak, (sivri bir şey) sokmak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)Ak ekiyle türetilmiştir.

sancı

Eski Türkçe sançıġ "1. mızrak, kargı, 2. (mec.) keskin ağrı" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe sanç- "saplamak, sokmak" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

sandal1

(NOT: Arapça ṣndl kökünden gelen ṣandal صندل z "1. açık ayakkabı, 2. tabanı düz kayık" sözcüğünden alıntıdır. ) Arapça sözcük Orta Yunanca sandálion σανδάλιον z "1. tahta veya kösele ayakkabı tabanı, nalın, açık ayakkabı, 2. tabanı düz kayık" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen sándalon σάνδαλον z sözcüğünün küçültme halidir. Yunanca sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen sandal סנדל z sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen sandal sözcüğü ile eş kökenlidir.

sandal2

Arapça ṣndl kökünden gelen ṣandāl صندال z "Hindistan'da yetişen bir ağacın güzel kokulu tahtası" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen çandana चन्दन z sözcüğünden alıntıdır.

sandalet

Fransızca sandalette "hafif ve açık ayakkabı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca sandale sözcüğünün küçültme halidir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen sandalum sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen sándalon sözcüğünden alıntıdır.

sandalye
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

sandali [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., 1377 yılından önce]
kodılar bir ṣandali hem ˁud-ı χām / kim otura üzerinde ol imām [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
bir muraṣṣaˁ sandali koydiler [altın bezeli bir sandalye] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ṣandal: solium, sedile & cymba [ayak tabanı, oturak, kayık] [ Amedî Galib Efendi, Sefaret Mektupları, 1802]
Madamanın yanına isāl eyledikde oturduğu sandalyadan ḳıyām ile [ayağa kalkıp] kendü yanında bir sandaliyeye beni iḳˁad ile [oturtarak]

Köken

Yeni Yunanca sandália σανδάλια z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Yeni Yunanca sandálion σανδάλιον z "ahşap ayakkabı tabanı, ahşap seki, altı düz kayık" sözcüğünün çoğuludur.

Daha fazla bilgi için sandal1 maddesine bakınız.


26.09.2017
sandık

Arapça ṣndḳ kökünden gelen aynı anlama gelen ṣundūḳ veya ṣandūḳ صندوق z sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ṣəndūḳā צנדוקא z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca synthḗkē συνθήκη z "1. derleme, bir araya koyma, 2. sandık, dolap, depo" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca títhemi, the- τίθεμι, θε- z "koymak" fiilinden syn+ önekiyle türetilmiştir.

sandre

Fransızca cendré "küllü, kül rengi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca cendre "kül" sözcüğünün geçmiş zaman fiil-sıfatııdır. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen cinis, ciner- sözcüğünden evrilmiştir.

sanduka

Arapça ṣandūḳa(t) صندوقة z "sandık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ṣndūḳā צנדוקא z sözcüğünden alıntıdır.

sandviç

İngilizce sandwich "ekmek arası" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük John Montagu, 4th Earl of Sandwich "kumar masasından kalkmadan karnını doyurmasıyla ün kazanan bir İngiliz asılzadesi (1718-1792)" özel adından türetilmiştir.

sanem

Arapça ṣnm kökünden gelen ṣanam صنم z "put, ibadet edilen tasvir" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ṣelem, ṣəlem צֶלֶם z "her türlü tasvir, imge, ikona, put" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice ṣəlam צְלַם z "karartma, karalama, boyama, resmetme" fiilinden türetilmiştir. (NOT: Aramice/Süryanice fiil İbranice ve Aramice/Süryanice ṣalmoth צַלְמוֹת z "karanlık, zulmet" sözcüğü ile eş kökenlidir. )