sandalet

sanayi

Ar ṣanāˀiˁ صَنَايِع z [#ṣnˁ faˁāˀil çoğ.] sanatlar, meslekler Ar ṣanˁa(t) صنعة z [t.]

sancak

<< OTü sançak mızrak, mızrağa takılan flama ETü sanç- saplamak, (sivri bir şey) sokmak +(g)Ak

sancı

<< ETü sançıġ 1. mızrak, kargı, 2. (mec.) keskin ağrı ETü sanç- saplamak, sokmak +I(g)

sandal1

(Ar ṣandal صندل z [#ṣndl q.] 1. açık ayakkabı, 2. tabanı düz kayık ) OYun sandálion σανδάλιον z [küç.] 1. tahta veya kösele ayakkabı tabanı, nalın, açık ayakkabı, 2. tabanı düz kayık EYun sándalon σάνδαλον za.a. +ion ≈ Aram sandal סנדל za.a. ≈ OFa sandal a.a.

sandal2

Ar ṣandāl صندال z [#ṣndl q.] Hindistan'da yetişen bir ağacın güzel kokulu tahtası Sans çandana चन्दन za.a.

sandalet

[ Cumhuriyet - gazete, 1941]
bilumum yalın kat ayakkabı, sandalet, ağaç çivili kadın ve erkek ayakkabı satanlar...

Fr sandalette [küç.] hafif ve açık ayakkabı Fr sandale +et° Lat sandalum a.a. EYun sándalon a.a.

 sandal1


19.09.2017
sandalye

Yun sandália σανδάλια z [çoğ.] Yun sandálion σανδάλιον zahşap ayakkabı tabanı, ahşap seki, altı düz kayık

sandık

Ar ṣundūḳ/ṣandūḳ صندوق z [#ṣndḳ q.] a.a. Aram ṣəndūḳā צנדוקא za.a. EYun synthḗkē συνθήκη z1. derleme, bir araya koyma, 2. sandık, dolap, depo EYun syn+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak

sandre

Fr cendré [pp.] küllü, kül rengi Fr cendre kül << Lat cinis, ciner- a.a.

sanduka

Ar ṣandūḳa(t) صندوقة zsandık Aram ṣndūḳā צנדוקא za.a.

sandviç

İng sandwich ekmek arası öz John Montagu, 4th Earl of Sandwich kumar masasından kalkmadan karnını doyurmasıyla ün kazanan bir İngiliz asılzadesi (1718-1792)