sandal2

sanatoryum

YLat sanatorium şifa evi Lat sanare [f.] iyileştirmek, deva olmak, şifa vermek +(t)orium Lat sanus sağlıklı

sanayi

Ar ṣanāˀiˁ صَنَايِع z [#ṣnˁ faˁāˀil çoğ.] sanatlar, meslekler Ar ṣanˁa(t) صنعة z [t.]

sancak

<< OTü sançak mızrak, mızrağa takılan flama ETü sanç- saplamak, (sivri bir şey) sokmak +(g)Ak

sancı

<< ETü sançıġ 1. mızrak, kargı, 2. (mec.) keskin ağrı ETü sanç- saplamak, sokmak +I(g)

sandal1

(Ar ṣandal صندل z [#ṣndl q.] 1. açık ayakkabı, 2. tabanı düz kayık ) OYun sandálion σανδάλιον z [küç.] 1. tahta veya kösele ayakkabı tabanı, nalın, açık ayakkabı, 2. tabanı düz kayık EYun sándalon σάνδαλον za.a. +ion ≈ Aram sandal סנדל za.a. ≈ OFa sandal a.a.

sandal2

[ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
sandal ve akakyā ve kızıl gül ve inebü's-saleb

Ar ṣandāl صندال z [#ṣndl q.] Hindistan'da yetişen bir ağacın güzel kokulu tahtası Sans çandana चन्दन za.a.


19.09.2017
sandalet

Fr sandalette [küç.] hafif ve açık ayakkabı Fr sandale +et° Lat sandalum a.a. EYun sándalon a.a.

sandalye

Yun sandália σανδάλια z [çoğ.] Yun sandálion σανδάλιον zahşap ayakkabı tabanı, ahşap seki, altı düz kayık

sandık

Ar ṣundūḳ/ṣandūḳ صندوق z [#ṣndḳ q.] a.a. Aram ṣəndūḳā צנדוקא za.a. EYun synthḗkē συνθήκη z1. derleme, bir araya koyma, 2. sandık, dolap, depo EYun syn+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak

sandre

Fr cendré [pp.] küllü, kül rengi Fr cendre kül << Lat cinis, ciner- a.a.

sanduka

Ar ṣandūḳa(t) صندوقة zsandık Aram ṣndūḳā צנדוקא za.a.