salt

salname

Fa sālnāme سالنامه zyıl-kitabı, yıllık § Fa sāl سال zyıl (<< EFa/Ave sard- a.a. ) Fa nāme نامه zyazı

salon

Fr salon büyük oda, özellikle resmi kabul odası İt salone [büy.] büyük oda OLat/İt sala a.a. +on Ger *sala koğuş, kapalı toplanma mekânı << HAvr *sel-

salopet

Fr salopette [küç.] işçi tulumu Fr salope pis, şapşal +et°

saloz

Yun/OYun salós σαλός zbudala, berduş (Kaynak: LS sf. 1582)≈ Yun/OYun saχlós σαχλός zbir aşağılama deyimi, a.a. (Kaynak: DuCG sf. 1338)

salsa

İsp salsa 1. salça, sos, 2. Küba kökenli bir dans

salt

TTü: "yalnız" [ Darir, Anternâme terc., <1390]
salt atlular idi, yedekleri sürekleri yoğ-ıdı TTü: "yalnızca, sırf" [ Daçkeren ...., 1849]
onlar χulya ederlerdi ki bu ateş tecrübesi şeraat gününde salt bir kerre vuku bulacağıdı

TTü sal- salmak, bırakmak +Ut

 sal-

Not: TTü marjinalleşmiş bir kelime iken Dil Devrimi döneminde yazı diline aktarılmıştır. • Anlam evrimi için karş. ıtlak "salmak" > mutlak "müstakil, tek".

Benzer sözcükler: salt çoğunluk, saltçılık, saltık


09.06.2015
salta

<< TTü saltamarka sırmalı gemici cepkeni İt Santo Marco «Aziz Markos», Venedik kentinin koruyucu azizi

saltanat

Ar salṭana(t) سلطنة z [#slṭn faˁlala(t) q. msd.] hükümdarlık etme, iktidar Ar sulṭān سلطان z

saltık

TTü salıt- salmak, azat etmek +Uk

salto

İt salto sıçrama, şahlanma << Lat saltum a.a. Lat salire, salt- sıçramak, ani hareketle kalkmak << HAvr *sl̥i- a.a.

salvia

İng/Lat salvia adaçayı Lat salūs sağlık << HAvr *solh₂-uHts (*sol-ūts) sağlık, selamet << HAvr *solh₂- (sol-) bütün, tam, kusursuz