saloz

salmastra

~? İng seal-master «tıkaç ustası» § İng seal mühür, tıkaç, tıpa (Lat sigilla mühür ) İng master usta

salmonella

YLat salmonella bozuk gıdalarda oluşan bir enfeksiyon öz D. E. Salmon Amerikalı tabip (1850-1914)

salname

Fa sālnāme سالنامه zyıl-kitabı, yıllık § Fa sāl سال zyıl (<< EFa/Ave sard- a.a. ) Fa nāme نامه zyazı

salon

Fr salon büyük oda, özellikle resmi kabul odası İt salone [büy.] büyük oda OLat/İt sala a.a. +on Ger *sala koğuş, kapalı toplanma mekânı << HAvr *sel-

salopet

Fr salopette [küç.] işçi tulumu Fr salope pis, şapşal +et°

saloz

[ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
saloz: Avanak müteradifidir.

Yun/OYun salós σαλός zbudala, berduş, dilenci derviş (Kaynak: LS sf. 1582)≈ Yun/OYun saχlós σαχλός zbir aşağılama deyimi, a.a. (Kaynak: DuCG sf. 1338)

Not: Yun salós Hesykhios'tan (5. yy), saχlós 12. yy'dan itibaren kaydedilmiştir. TTü salak sözcüğünün bunlarla ilişkisi muğlaktır.


26.02.2021
salsa

İsp salsa 1. salça, sos, 2. Küba kökenli bir dans

salt

TTü sal- salmak, bırakmak +Ut

salta

<< TTü saltamarka sırmalı gemici cepkeni İt Santo Marco «Aziz Markos», Venedik kentinin koruyucu azizi

saltanat

Ar salṭana(t) سلطنة z [#slṭn faˁlala(t) q. msd.] hükümdarlık etme, iktidar Ar sulṭān سلطان z

saltık

TTü salıt- salmak, azat etmek +Uk