salon

sallamasyon

TTü sallama palavra atma (argo) +()tion

sallapati
salmastra

~? İng seal-master «tıkaç ustası» § İng seal mühür, tıkaç, tıpa (Lat sigilla mühür ) İng master usta

salmonella

YLat salmonella bozuk gıdalarda oluşan bir enfeksiyon öz D. E. Salmon Amerikalı tabip (1850-1914)

salname

Fa sālnāme سالنامه zyıl-kitabı, yıllık § Fa sāl سال zyıl (<< EFa/Ave sard- a.a. ) Fa nāme نامه zyazı

salon

[ Arşiv Belg. Göre Osmanlı Eğitiminde Modernleşme, 1857]
ba‘dehû herkes sınıfına mahsus salona duhûl eyleyecekdir. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
salon (Fr.): Divanhane, sergi mahalli.

Fr salon büyük oda, özellikle resmi kabul odası İt salone [büy.] büyük oda OLat/İt sala a.a. +on Ger *sala koğuş, kapalı toplanma mekânı << HAvr *sel-

Benzer sözcükler: salon salamanje, saloon

Bu maddeye gönderenler: salamanje


19.02.2020
salopet

Fr salopette [küç.] işçi tulumu Fr salope pis, şapşal +et°

saloz

Yun/OYun salós σαλός zbudala, berduş (Kaynak: LS sf. 1582)≈ Yun/OYun saχlós σαχλός zbir aşağılama deyimi, a.a. (Kaynak: DuCG sf. 1338)

salsa

İsp salsa 1. salça, sos, 2. Küba kökenli bir dans

salt

TTü sal- salmak, bırakmak +Ut

salta

<< TTü saltamarka sırmalı gemici cepkeni İt Santo Marco «Aziz Markos», Venedik kentinin koruyucu azizi