salkım

salik

Ar sālik سالك z [#slk fāˁil fa.] yolcu, yola giden, (mec.) tarikat mensubu, mürit Ar salaka سَلَكَ zyola gitti, yolcu oldu

salim

Ar sālim سالم z [#slm fāˁil fa.] sağlam, emin, güvenli Ar salima سلم zemin idi, güvendi

salip

Ar ṣalīb صليب z [#ṣlb] haç, çarmıh Aram ṣəlībā צְלִיבָא z [#ṣlb] direk, haç Aram ṣəlab צלב z«dikmek», çarmıha germek, kazığa oturtmak

salise

Ar ṯāliṯa(t) ثالثة z [#s̠ls̠ fāˁila(t) fa. fem.] üçüncü, üçüncül Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

salisilik

Fr salicylique kimyada bir bileşik Lat salix, salic- söğüt ağacı +ic° << HAvr *sal(i)k- söğüt

salkım

OTü: "askı, hevenk" [ Borovkov ed., Orta Asya'da Bulunmuş ... Kuran Tefsiri, <1300]
salkum KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
botrus [üzüm salkımı] - salkum TTü: [ Lugat-i Halimi, 1477]
āvīje [Fa.]: Kulak salkumı [küpe].

ETü *salk- sarkmak, asılı olmak +Im ETü sal- sarkıtmak, sallamak +ik°

 sark-

Not: Sarkım anlamındadır.


07.09.2017
salla|mak

ETü sal- bırakmak, sarkıtmak, sallamak +lA-

sallamasyon

TTü sallama palavra atma (argo) +()tion

sallapati
salmastra

~? İng seal-master «tıkaç ustası» § İng seal mühür, tıkaç, tıpa (Lat sigilla mühür ) İng master usta

salmonella

YLat salmonella bozuk gıdalarda oluşan bir enfeksiyon öz D. E. Salmon Amerikalı tabip (1850-1914)