salise

salih

Ar ṣāliḥ صالح z [#ṣlḥ fāˁil fa.] iyi, uygun, erdemli Ar ṣalaḥa صَلَحَ zuyum gösterdi

salihatı nisvan

Ar ṣāliḥātu'n-niswān صالحة النسوان zerdemli kadınlar § Ar ṣāliḥa(t) صالحة z [#ṣlh fāˁila(t) fa. fem.] iyi, erdemli Ar niswān نسوان zkadınlar

salik

Ar sālik سالك z [#slk fāˁil fa.] yolcu, yola giden, (mec.) tarikat mensubu, mürit Ar salaka سَلَكَ zyola gitti, yolcu oldu

salim

Ar sālim سالم z [#slm fāˁil fa.] sağlam, emin, güvenli Ar salima سلم zemin idi, güvendi

salip

Ar ṣalīb صليب z [#ṣlb] haç, çarmıh Aram ṣəlībā צְלִיבָא z [#ṣlb] direk, haç Aram ṣəlab צלב z«dikmek», çarmıha germek, kazığa oturtmak

salise

YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sālise: [Osmanlı bürokrasisisnde] rütbelerin üçüncüsü, saniyenin altmışta biri.

Ar ṯāliṯa(t) ثالثة z [#s̠ls̠ fāˁila(t) fa. fem.] üçüncü, üçüncül Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

 selase

Not: "İkincil" anlamına gelen saniye 'ye nisbetle türetilmiş neo-Osmanlıca terimdir. 19. yy'dan eski metinlerde bu özel anlamına rastlanmaz.


14.10.2014
salisilik

Fr salicylique kimyada bir bileşik Lat salix, salic- söğüt ağacı +ic° << HAvr *sal(i)k- söğüt

salkım

ETü *salk- sarkmak, asılı olmak +Im ETü sal- sarkıtmak, sallamak +ik°

salla|mak

ETü sal- bırakmak, sarkıtmak, sallamak +lA-

sallamasyon

TTü sallama palavra atma (argo) +()tion

sallapati