salih

salgın

TTü sal- göndermek, sallamak, saldırmak +gIn

salhane

§ Ar salχ سلخ z [#slχ faˁl msd.] hayvan derisini yüzme Fa χāna خانه zev

salı

Ar yawm aṯ-ṯalīṯ ثليث z [#s̠ls̠] üçüncü gün Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

salık

TTü sal- göndermek, sarkıtmak +Uk

salıncak

<< OTü salġıncak/salıncak OTü salın-/salın- +AcAk

salih

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
merd-i ṣāliḥde yalan söz olmaya

Ar ṣāliḥ صالح z [#ṣlḥ fāˁil fa.] iyi, uygun, erdemli Ar ṣalaḥa صَلَحَ zuyum gösterdi

 sulh

Bu maddeye gönderenler: salihatı nisvan


29.04.2015
salihatı nisvan

Ar ṣāliḥātu'n-niswān صالحة النسوان zerdemli kadınlar § Ar ṣāliḥa(t) صالحة z [#ṣlh fāˁila(t) fa. fem.] iyi, erdemli Ar niswān نسوان zkadınlar

salik

Ar sālik سالك z [#slk fāˁil fa.] yolcu, yola giden, (mec.) tarikat mensubu, mürit Ar salaka سَلَكَ zyola gitti, yolcu oldu

salim

Ar sālim سالم z [#slm fāˁil fa.] sağlam, emin, güvenli Ar salima سلم zemin idi, güvendi

salip

Ar ṣalīb صليب z [#ṣlb] haç, çarmıh Aram ṣəlībā צְלִיבָא z [#ṣlb] direk, haç Aram ṣəlab צלב z«dikmek», çarmıha germek, kazığa oturtmak

salise

Ar ṯāliṯa(t) ثالثة z [#s̠ls̠ fāˁila(t) fa. fem.] üçüncü, üçüncül Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç