salavat

salamanje

Fr salle à manger yemek salonu § Fr salle salon Fr manger yemek

salamura

Ven salamóra İt salamoria tuzlu suya yatırma [esk.] § Lat sal tuz Lat muria/muries salamura, turşu

salapurya

İt slabri Doğu Akdeniz'e özgü tek yelkenli balıkçı kayığı (Kaynak: LF sf. §604.)(≈ Fr slabre Kuzey Denizinde ringa balığı avında kullanılan bir tür tek yelkenli tekne ≈ Hol sloep a.a. ≈ EYAlm slaipfa çekici, trol )

salaş

Mac szállás ev Mac száll konmak, yerleşmek

salata

İt salata tuzlanmış sebze, turşu (mod. insalata) OLat herba salata a.a. Lat salare tuzlamak +()t°

salavat

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
ögdü ıydı = ṣalavāt ıydı paygambarġa

Ar ṣalawāt صلاوات z [#ṣlw çoğ.] dualar, özellikle Hz. Muhammed'e edilenler Ar ṣalā(t) صلاة z [t.] dua, yakarış +āt Aram ṣalawthā צלותא za.a.

 salâ


14.03.2020
salça

İt salsa [f.] yemek suyu, sos Lat salsus, salsa tuzlanmış Lat salare, sals- [den.] tuzlamak Lat sal tuz << HAvr *séh₂ls (*sā́ls) a.a.

saldır|mak

<<? TTü sal- (silah?) sallamak +tUr-

saldırgan

TTü saldır- +(g)An

saldırı

TTü saldır- +I(g)

salep

Ar χuṣyatu'ṯ-ṯaˁlab خصية الثعلب ztilki taşağı, orkide Ar ṯaˁlab ثعلب z [#ṯˁlb] tilki