salıncak

salgı

TTü sal- +gU

salgın

TTü sal- göndermek, sallamak, saldırmak +gIn

salhane

§ Ar salχ سلخ z [#slχ faˁl msd.] hayvan derisini yüzme Fa χāna خانه zev

salı

Ar yawm aṯ-ṯalīṯ ثليث z [#s̠ls̠] üçüncü gün Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

salık

TTü sal- göndermek, sarkıtmak +Uk

salıncak

[ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
salıncak: al-arcūḥa [salıncak] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
salıncak: al-arcūḥa Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
salġıncak: balançoire

<< OTü salġıncak/salıncak OTü salın-/salın- +AcAk

 sal-

Benzer sözcükler: sallangaç


01.10.2017
salih

Ar ṣāliḥ صالح z [#ṣlḥ fāˁil fa.] iyi, uygun, erdemli Ar ṣalaḥa صَلَحَ zuyum gösterdi

salihatı nisvan

Ar ṣāliḥātu'n-niswān صالحة النسوان zerdemli kadınlar § Ar ṣāliḥa(t) صالحة z [#ṣlh fāˁila(t) fa. fem.] iyi, erdemli Ar niswān نسوان zkadınlar

salik

Ar sālik سالك z [#slk fāˁil fa.] yolcu, yola giden, (mec.) tarikat mensubu, mürit Ar salaka سَلَكَ zyola gitti, yolcu oldu

salim

Ar sālim سالم z [#slm fāˁil fa.] sağlam, emin, güvenli Ar salima سلم zemin idi, güvendi

salip

Ar ṣalīb صليب z [#ṣlb] haç, çarmıh Aram ṣəlībā צְלִיבָא z [#ṣlb] direk, haç Aram ṣəlab צלב z«dikmek», çarmıha germek, kazığa oturtmak