saksağan

sakin

Arapça skn kökünden gelen sākin ساكن z "1. oturan, göçebe olmayan, 2. hareketsiz, dingin, 3. Arap yazısında harekesiz, ünlüsü olmayan harf" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sakana سَكَنَ z "dindi, dinlendi, bir yerde ikamet etti" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

sakla|mak

Eski Türkçe sakla- "dikkat etmek, dikkatli olmak, muhafaza etmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe sak "bilinçli, uyanık, aklı başında" sözcüğünden Eski Türkçe +lA- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe sa- "düşünmek" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

saklambaç

Türkiye Türkçesi yazılı örneği bulunmayan *saklanmaç biçiminden evrilmiştir. Türkçe biçim Türkiye Türkçesi saklan- fiilinden Türkiye Türkçesinde +(A)mAç ekiyle türetilmiştir.

sako

Fransızca sacco "gevşek ve şekilsiz palto" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca sacco "çuval bezi, çul, çuval" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen saccus sözcüğünden evrilmiştir. Latince sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen sákkos σάκκος z sözcüğü ile eş kökenlidir. Yunanca sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice aynı anlama gelen şaḳḳ שַׁקּ z sözcüğünden alıntıdır. İbranice sözcük Akatça aynı anlama gelen saqqu sözcüğü ile eş kökenlidir.

saksafon

Fransızca ve İngilizce saxophone "bir müzik aleti" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1841 Adolphe Sax, Bel. müzisyen (1814-1894).) Fransızca sözcük Sax ve Eski Yunanca phonḗ φονή z "ses" sözcüklerinin bileşiğidir.

saksağan
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kuş yavuzı saġızġan [kuşun kötüsü saksağan] [ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, 1402 yılından önce]
saksağan [kuş türü]

Köken

Eski Türkçe saġızġan veya sakızġan "malum kuş, saksağan" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *sakız- "(kuş) şakımak?" biçiminden Eski Türkçe +(g)An ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

Ek açıklama

Karş. Moğolca şağsı- "saksağan gibi ötmek", şağ- "kuş şakımasını ifade eden yansıma söz". ▪ Denison Ross, Kuş İsimlerinin Doğu Türkçesi sf. 53'e göre Mançuca saksaha aynı anlamdadır.


02.10.2017
saksı

Eski Türkçe sasık "kil çömlek" sözcüğü ile eş kökenlidir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe saz "çamur, bataklık" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

sal

Eski Türkçe sal "platform, özellikle suda yüzen platform" sözcüğünden evrilmiştir.

sal|mak

Eski Türkçe sal- "1. sallamak, sarkıtmak, 2. bırakmak, azat etmek, göndermek" fiilinden evrilmiştir.

sala

Arapça ṣlw kökünden gelen ṣalā(t) صلاة z "secde, secde ederek yapılan ibadet, namaz" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ṣəlūthā veya ṣəlawthā צְלוֹתָא z sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 1282.) Bu sözcük Aramice/Süryanice ṣly kökünden gelen ṣəlā צְלָא z "eğilme, bükülme, dönme" fiilinden türetilmiştir.

salabet

Arapça ṣlb kökünden gelen ṣalāba(t) صلابة z "dik olma, direnç, metanet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣaluba صَلُبَ z "dik idi" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.