sakatat

sakal

<< ETü sakal sakal

sakalet

TTü sakil yersiz, uygunsuz Ar ṯaḳīl ağır

sakar

<< OTü sakar hayvan alnında beyaz iz <? ETü sark-/salk-

sakarin

Fr/İng saccharin şeker yerine kullanılan bir madde (İlk kullanım: 1879 Ira Remsen ve Constantin Fahlberg, Amer. kimyacılar.) OLat saccharum şeker EYun sákχaron σάκχαρον za.a. (İlk kullanım: MÖ 325 Nearkhos, Büyük İskender'in Hindistan seferi dönüşünde.) Prakrit śakkharā a.a.

sakat

Ar saḳaṭ سَقَط z [#sḳṭ faˁal ] düşük, döküntü, hor, kıymetsiz şey Ar saḳaṭa سَقَطَ zdüştü

sakatat

[ Ahterî-i Kebir, 1545]
Saḳaṭāt [çoğ.]: her nesnenin yaramazı ve kötüsü ve hayvanatın adeten ekl olunmayan [yenilmeyen] yerleri

Ar saḳaṭāt [#sḳṭ çoğ.] dökülenler, döküntüler Ar saḳaṭ [t.] +āt

 sakat

Not: Karş İng offal "sakatat" < off fall "döküntü".


20.08.2015
sake

Fr saki İng sake Japon pirinç rakısı Jap sake zher türlü alkollü içki

sakın|mak

<< ETü sakın-/saġın- düşünmek, uyanık ve ihtiyatlı olmak ETü sak düşünceli, bilinçli, duyarlı +In- ETü sa- düşünmek +Uk

sakınca

TTü sakın- +çA

sakırga

<< ETü sakırku kene

sakıt

Ar sāḳiṭ ساقط z [#sḳṭ fāˁil fa.] düşen, düşük Ar saḳaṭa سقط zdüştü