sakarin

sakağı

≈ ETü sakak çenenin alt kısmı, gıdı

sakak

<< ETü sakak çenenin altındaki sarkan kısım, gerdan << ETü *sarkak/*salkak ETü sark- +(g)Ak

sakal

<< ETü sakal sakal

sakalet

TTü sakil yersiz, uygunsuz Ar ṯaḳīl ağır

sakar

<< OTü sakar hayvan alnında beyaz iz <? ETü sark-/salk-

sakarin

[ Ömer Seyfettin, 1920]
sakkarin sakkaroz [ Cumhuriyet - gazete, 1936]
sakkaroz, glükoz, laktoz, levüloz, maltoz

Fr/İng saccharin şeker yerine kullanılan bir madde (İlk kullanım: 1879 Ira Remsen ve Constantin Fahlberg, Amer. kimyacılar.) OLat saccharum şeker EYun sákχaron σάκχαρον za.a. (İlk kullanım: MÖ 325 Nearkhos, Büyük İskender'in Hindistan seferi dönüşünde.) Prakrit śakkharā a.a.

 şeker

Benzer sözcükler: sakkaroz


06.09.2017
sakat

Ar saḳaṭ سَقَط z [#sḳṭ faˁal ] düşük, döküntü, hor, kıymetsiz şey Ar saḳaṭa سَقَطَ zdüştü

sakatat

Ar saḳaṭāt [#sḳṭ çoğ.] dökülenler, döküntüler Ar saḳaṭ [t.] +āt

sake

Fr saki İng sake Japon pirinç rakısı Jap sake zher türlü alkollü içki

sakın|mak

<< ETü sakın-/saġın- düşünmek, endişe etmek ETü sak düşünceli, bilinçli, uyanık +In- ETü sa- düşünmek +Uk

sakınca

TTü sakın- +çA