sakız

sake

Fr saki İng sake Japon pirinç rakısı Jap sake zher türlü alkollü içki

sakın|mak

<< ETü sakın-/saġın- düşünmek, endişe etmek ETü sak düşünceli, bilinçli, uyanık +In- ETü sa- düşünmek +Uk

sakınca

TTü sakın- +çA

sakırga

<< ETü sakırku kene

sakıt

Ar sāḳiṭ ساقط z [#sḳṭ fāˁil fa.] düşen, düşük Ar saḳaṭa سقط zdüştü

sakız

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sağız: al-ˁilk [reçine], sağız toprak: aṣ-ṣalṣal wa'ṭ-ṭīnu'l-ḥurr [yapışkan toprak ve kil], sakız: kull luzūca [yapışkan olan her şey] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
masticum - Fa: masdak - Tr: saχiz

<< ETü sakız her türlü ağaç reçinesi

Not: Karş. Moğ saġari(n) "nasır, yara kabuğu". Moğolca sözcük sakız eşdeğeridir.

Benzer sözcükler: çam sakızı


09.04.2015
saki

Ar sāḳī ساقي z [#sḳy fāˁil fa.] mecliste su veya içki sunan kişi (Ar saḳā su verdi, suladı ) Aram şāḳyā שָׁקְיא zvekilharç, şarap görevlisi ≈ Akad şāḳū a.a.

sakil

Ar ṯaḳīl ثقيل z [#s̠ḳl faˁīl sf.] ağır Ar ṯaḳula ثَقُلَ zağır idi

sakim

Ar saḳīm سقيم z [#sḳm faˁīl sf.] hastalıklı Ar saḳima/saḳuma سَقُِمَ zbozuldu, hastalandı

sakin

Ar sākin ساكن z [#skn fāˁil fa.] 1. oturan, göçebe olmayan, 2. hareketsiz, dingin, 3. Arap yazısında harekesiz, ünlüsü olmayan harf Ar sakana سَكَنَ zdindi, dinlendi, bir yerde ikamet etti

sakla|mak

<< ETü sakla- dikkat etmek, dikkatli olmak, muhafaza etmek ETü sak bilinçli, uyanık, aklı başında +lA- ETü sa- düşünmek +Uk