sakırga

sakat

Ar saḳaṭ سَقَط z [#sḳṭ faˁal ] düşük, döküntü, hor, kıymetsiz şey Ar saḳaṭa سَقَطَ zdüştü

sakatat

Ar saḳaṭāt [#sḳṭ çoğ.] dökülenler, döküntüler Ar saḳaṭ [t.] +āt

sake

Fr saki İng sake Japon pirinç rakısı Jap sake zher türlü alkollü içki

sakın|mak

<< ETü sakın-/saġın- düşünmek, uyanık ve ihtiyatlı olmak ETü sak düşünceli, bilinçli, duyarlı +In- ETü sa- düşünmek +Uk

sakınca

TTü sakın- +çA

sakırga

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sakırku: al-ḳurād [kene]

<< ETü sakırku kene

Not: Claus sf. 816 "perhaps a loan-word". Buna karşılık sakız sözcüğüyle eşdeğer olan sakır- ögesi belki "yapışmak" eylemiyle ilgili bir türev düşündürür.

Benzer sözcükler: sakurga, sakurtlak


22.01.2015
sakıt

Ar sāḳiṭ ساقط z [#sḳṭ fāˁil fa.] düşen, düşük Ar saḳaṭa سقط zdüştü

sakız

<< ETü sakız her türlü ağaç reçinesi

saki

Ar sāḳī ساقي z [#sḳy fāˁil fa.] mecliste su veya içki sunan kişi (Ar saḳā su verdi, suladı ) Aram şāḳyā שָׁקְיא zvekilharç, şarap görevlisi ≈ Akad şāḳū a.a.

sakil

Ar ṯaḳīl ثقيل z [#s̠ḳl faˁīl sf.] ağır Ar ṯaḳula ثَقُلَ zağır idi

sakim

Ar saḳīm سقيم z [#sḳm faˁīl sf.] hastalıklı Ar saḳima/saḳuma سَقُِمَ zbozuldu, hastalandı