sakın|mak

sakar

<< OTü sakar hayvan alnında beyaz iz <? ETü sark-/salk-

sakarin

Fr/İng saccharin şeker yerine kullanılan bir madde (İlk kullanım: 1879 Ira Remsen ve Constantin Fahlberg, Amer. kimyacılar.) OLat saccharum şeker EYun sákχaron σάκχαρον za.a. (İlk kullanım: MÖ 325 Nearkhos, Büyük İskender'in Hindistan seferi dönüşünde.) Prakrit śakkharā a.a.

sakat

Ar saḳaṭ سَقَط z [#sḳṭ faˁal ] düşük, döküntü, hor, kıymetsiz şey Ar saḳaṭa سَقَطَ zdüştü

sakatat

Ar saḳaṭāt [#sḳṭ çoğ.] dökülenler, döküntüler Ar saḳaṭ [t.] +āt

sake

Fr saki İng sake Japon pirinç rakısı Jap sake zher türlü alkollü içki

sakın|mak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
bunça işig küçüg birtükgerü sakınmatı türük bodun ölüreyin urugsıratayın tir ermiş ETü: [ Chuastuanift: Ein Sündenbekenntnis der manichäisch, <900]
kün sayu neçe yavlak sakınç sakınır biz [her gün nice kötü düşünceler düşünürüz] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol mindin sakındı [bana karşı ihtiyatlı davrandı] (...) ol maŋa edgü saġındı [benim hakkımda iyilik düşündü]

<< ETü sakın-/saġın- düşünmek, endişe etmek ETü sak düşünceli, bilinçli, uyanık +In- ETü sa- düşünmek +Uk

 say-

Not: ETü fiilden TTü san- ve sakın- olmak üzere iki varyant biçim türemiştir.

Benzer sözcükler: sakın, sakıngan, sakınılmak

Bu maddeye gönderenler: sakınca


30.09.2020
sakınca

TTü sakın- +çA

sakırga

<< ETü sakırku kene

sakıt

Ar sāḳiṭ ساقط z [#sḳṭ fāˁil fa.] düşen, düşük Ar saḳaṭa سقط zdüştü

sakız

<< ETü sakız her türlü ağaç reçinesi

saki

Ar sāḳī ساقي z [#sḳy fāˁil fa.] mecliste su veya içki sunan kişi (Ar saḳā su verdi, suladı ) Aram şāḳyā שָׁקְיא zvekilharç, şarap görevlisi ≈ Akad şāḳū a.a.