safra2

saffet

Ar ṣafwa(t) صفوة z [#ṣfw faˁla(t) msd.] saf ve temiz olma Ar ṣafā شفا ztemiz idi

safha

Ar ṣafḥa(t) صفحة z [#ṣfḥ faˁla(t) mr.] düzlem, düzey, tabaka, kitap sayfası Ar ṣafaḥa صفح zyaydı, düzledi

safi

Ar ṣāfi, ṣāf صافٍ z [#ṣfw fāˁil fa.] temiz, halis

safir

Ar ṣafīr صفير z [#ṣfr] mavi renkli bir süs taşı, gök yakut Aram saphīr ספיר za.a. ≈ EYun sáppheiros σάπφειρος za.a. Sans sanipriya शनिप्रिय z«Satürn'ün sevdiği», a.a.

safra1

Ar ṣafrāˀ صفراء z [#ṣfr faˁlā sf. fem.] öd salgısı Ar aṣfar أصفر z [afˁal sf.] koyu sarı

safra2

[ Kâtip Çelebi, Tuhfetü'l-Kibâr fi Esfârü'l-Bihâr, 1656]
her gemiye tahammülüne göre çakıl taşı safra korlar

İt sabura gemilerde denge ağırlığı, balast Lat saburra a.a. ≈ Lat sabulum kaba kum, çakıl taşı

Not: Yun σαβούρα (a.a.) Latinceden alıntıdır. Aynı Latince kökten Fr sable "kum", sablon "arena, er meydanı".


14.09.2017
safran

Ar zaˁfarān/ṣaˁfarān زعفران zsarı boya veren soğanlı bitki, crocus sativus OFa zar-paran «altın-tel», a.a.

safsata

Ar safṣaṭa(t) سفصطة z [#sfṣṭ faˁlala(t) q. msd.] laf ebeliği, sofistlik EYun sophistía σοφιστία za.a. EYun sophistḗs σοφιστής zsofist, laf ebesi +ia

sağ

<< ETü saġ 1. muteber, esen, salim (sıfat), 2. sağlık, esenlik (ad), 3. sağ el ETü sa- saymak, itibar etmek +I(g)

sağ|mak

<< ETü saġ- süt sağmak

sağal|mak

ETü saġ +Al-