saffet

safa

Ar ṣafāˀ صَفَاء z [#ṣfw faˁāl msd.] temiz ve arı olma, manen saf olma, iç huzuru, mutluluk Ar ṣafā صَفَا zsaf ve duru idi

safahat

Ar ṣafaḥāt صَفَحَات z [#ṣfḥ çoğ.] düzeyler, düzlemler, sayfalar, safhalar Ar ṣafḥa(t) صَفْحة z [t.] +āt

safari

İng safari Doğu Afrika'da sürek avı Swa safari yolculuk, sefer Ar safar سفر za.a.

safderun

§ Ar ṣāf صاف ztemiz, saf Fa darūn درون zgönül, iç yüz

safdil

§ Ar ṣāf صاف zsaf, temiz Fa dil دل zyürek

saffet

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
Adem ṣafvetin ve Cebrail ḳudsın Mūsā şevḳın ve İsa tahāretin ve Muhammed maḥabbetin

Ar ṣafwa(t) صفوة z [#ṣfw faˁla(t) msd.] saf ve temiz olma Ar ṣafā شفا ztemiz idi

 saf1

Benzer sözcükler: safvet


09.12.2014
safha

Ar ṣafḥa(t) صفحة z [#ṣfḥ faˁla(t) mr.] düzlem, düzey, tabaka, kitap sayfası Ar ṣafaḥa صفح zyaydı, düzledi

safi

Ar ṣāfi, ṣāf صافٍ z [#ṣfw fāˁil fa.] temiz, halis

safir

Ar ṣafīr صفير z [#ṣfr] mavi renkli bir süs taşı, gök yakut Aram saphīr ספיר za.a. ≈ EYun sáppheiros σάπφειρος za.a. Sans sanipriya शनिप्रिय z«Satürn'ün sevdiği», a.a.

safra1

Ar ṣafrāˀ صفراء z [#ṣfr faˁlā sf. fem.] öd salgısı Ar aṣfar أصفر z [afˁal sf.] koyu sarı

safra2

İt sabura gemilerde denge ağırlığı, balast Lat saburra a.a. ≈ Lat sabulum kaba kum, çakıl taşı