safdil

saf2

Ar ṣaff صَفّْ z [#ṣff faˁl msd.] sıra, dizi Ar ṣaffa صَفَّ zdizdi, düzdü, sıraladı

safa

Ar ṣafāˀ صَفَاء z [#ṣfw faˁāl msd.] temiz ve arı olma, manen saf olma, iç huzuru, mutluluk Ar ṣafā صَفَا zsaf ve duru idi

safahat

Ar ṣafaḥāt صَفَحَات z [#ṣfḥ çoğ.] düzeyler, düzlemler, sayfalar, safhalar Ar ṣafḥa(t) صَفْحة z [t.] +āt

safari

İng safari Doğu Afrika'da sürek avı Swa safari yolculuk, sefer Ar safar سفر za.a.

safderun

§ Ar ṣāf صاف ztemiz, saf Fa darūn درون zgönül, iç yüz

safdil

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ṣafi dil ve ruˁūnetü temeddüḥten ˁādil olmak [yüreği pak ve oynaklık ve öğünmeden uzak olmak]

§ Ar ṣāf صاف zsaf, temiz Fa dil دل zyürek

 saf1, dil2

Benzer sözcükler: safdilane, safdillik


09.01.2015
saffet

Ar ṣafwa(t) صفوة z [#ṣfw faˁla(t) msd.] saf ve temiz olma Ar ṣafā شفا ztemiz idi

safha

Ar ṣafḥa(t) صفحة z [#ṣfḥ faˁla(t) mr.] düzlem, düzey, tabaka, kitap sayfası Ar ṣafaḥa صفح zyaydı, düzledi

safi

Ar ṣāfi, ṣāf صافٍ z [#ṣfw fāˁil fa.] temiz, halis

safir

Ar ṣafīr صفير z [#ṣfr] mavi renkli bir süs taşı, gök yakut Aram saphīr ספיר za.a. ≈ EYun sáppheiros σάπφειρος za.a. Sans sanipriya शनिप्रिय z«Satürn'ün sevdiği», a.a.

safra1

Ar ṣafrāˀ صفراء z [#ṣfr faˁlā sf. fem.] öd salgısı Ar aṣfar أصفر z [afˁal sf.] koyu sarı