sadet

sadak

≈ Moğ sagadag ok torbası, tirkeş

sadaka

Ar ṣadaḳa(t) صَدَقة z [#ṣdḳ faˁala(t) ] hak gözetirlik, charity ≈ Aram ṣidāḳā צדקא zdoğruluk, erdem, adalet, a.a.

sadakat

Ar ṣadāḳa(t) صداقة z [#ṣdḳ faˁāla(t) msd.] sadıklık, dostluk Ar ṣadaḳa صَدَقَ zsadık idi, dost idi

sadaret

Ar ṣadāra(t) صدارة z [#ṣdr faˁāla(t) msd.] mecliste veya protokolde öncelik, saygınlık Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sade

Fa sāde ساده zkarışmamış, süssüz

sadet

[ Danişmend-Name, 1360]
Dānişmend bir kılıç Sunbat'a urmak ṣadedinde iken Sunbat at başın çevürüp ters yüzine kaçdı.

Ar ṣadad صدد z [#ṣdd faˁal ] maksat, ilgi, konuyla ilgili olma ≈ Aram #ṣdd צדד zgözünü dikme, bir konuya yoğunlaşma


09.09.2017
sadık

Ar ṣādiḳ صادق z [#ṣdḳ fāˁil fa.] güvenilir kimse, dürüst Ar ṣadaḳa صَدَقَ zdürüst idi, dost idi

sadır

Ar ṣādir صادر z [#ṣdr fāˁil fa.] kaynaklanan Ar ṣadara صَدَرَ zkaynaklandı

sadizm

Fr sadisme acı vermekten (cinsel) haz alma öz Marquis de Sade Fransız yazar (1740-1814) +ism°

sadme

Ar ṣadma(t) صدمة z [#ṣdm faˁla(t) mr.] çarpma, vurma, darbe Ar ṣadama صدم zçarptı

sadr

Ar ṣadr صَدْر z [#ṣdr faˁl msd.] 1. göğüs, 2. (mec.) bir şeyin başı, suyun kaynağı, mecliste baş köşe ≈ Ar ṣadara صَدَرَ zbaşladı, kaynaklandı