sadakat

saçık

<< ETü saçuk saçılmış şey ETü saç- +Uk

saçma

TTü saç- +mA

sada

Ar ṣadāˀ صَدَاء z [#ṣdy faˁāl msd.] yankı, eko, tınlama Ar ṣadā صَدَا zyankılandı, tınladı

sadak

≈ Moğ sagadag ok torbası, tirkeş

sadaka

Ar ṣadaḳa(t) صَدَقة z [#ṣdḳ faˁala(t) ] hak gözetirlik, charity ≈ Aram ṣidāḳā צדקא zdoğruluk, erdem, adalet, a.a.

sadakat

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
yigitlikde [gençliğimde] bir dost-ıla sadāḳat ve maḥabbet kılmış-ıdım

Ar ṣadāḳa(t) صداقة z [#ṣdḳ faˁāla(t) msd.] sadıklık, dostluk Ar ṣadaḳa صَدَقَ zsadık idi, dost idi

 sıdk

Benzer sözcükler: sadakatli, sadakatsiz


14.05.2015
sadaret

Ar ṣadāra(t) صدارة z [#ṣdr faˁāla(t) msd.] mecliste veya protokolde öncelik, saygınlık Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sade

Fa sāde ساده zkarışmamış, süssüz

sadet

Ar ṣadad صدد z [#ṣdd faˁal ] maksat, ilgi, konuyla ilgili olma ≈ Aram #ṣdd צדד zgözünü dikme, bir konuya yoğunlaşma

sadık

Ar ṣādiḳ صادق z [#ṣdḳ fāˁil fa.] güvenilir kimse, dürüst Ar ṣadaḳa صَدَقَ zdürüst idi, dost idi

sadır

Ar ṣādir صادر z [#ṣdr fāˁil fa.] kaynaklanan Ar ṣadara صَدَرَ zkaynaklandı