saban

rüzgâr

Farsça rūzgār روزگار z "gün, gündüz, zaman" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça rōzkār "bir günde yapılan iş, gün (süre)" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça rōz "gün, gündüz" sözcüğünden türetilmiştir.

saadet

Arapça sˁd kökünden gelen saˁāda(t) سعادة z "bahtı yaver gitme, mutluluk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça saˁada سَعَدَ z "bahtı yaver gitti, talihi güldü" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

saat

Arapça wsˁ kökünden gelen sāˁa(t) ساعة z "1. en, genişlik, süre, 2. günün 24'te biri olan süre ölçüm birimi" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Arapça wasuˁa وسع z "enli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı" fiilinin fiˁāla(t) vezninde masdarıdır. ) Bu sözcük Aramice/Süryanice şāˁtā שַׁעְתָא z "1. süre, zaman, 2. süre ölçüm birimi" sözcüğü ile eş kökenlidir.

saba

Arapça ṣbw kökünden gelen ṣabāˀ صباء z "doğu rüzgârı, gün doğumundan esen rüzgâr" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣabā صبا z "çocuk veya genç idi, taze idi, oğlan idi" fiili ile eş kökenlidir.

sabah

Arapça ṣbḥ kökünden gelen ṣabāḥ صباح z "gün doğumu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣabuḥa صَبُحَ z "ışıdı, aydınlandı, ışık saçtı" fiili ile eş kökenlidir.

saban
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sabānda sandrış bolsar örtgünde irteş bolmas [sabanda çekişme olsa harmanda kavga olmaz - atasözü] Kıpçakça: [ Codex Cumanicus, 1303]
aravi - Tr: saban surdum

Köken

Eski Türkçe saban "karasaban, toprak sürme aygıtı" sözcüğünden evrilmiştir.

Benzer sözcükler

karasaban


25.09.2017
sabık

Arapça sbḳ kökünden gelen sābiḳ سابق z "önceki, eski" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sabaḳa سبق z "öne geçti, önce geldi, ardında bıraktı" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

sabıka

Arapça sbḳ kökünden gelen sābiḳa(t) سابقة z "1. önceki, geçmiş (şey veya dişi), 2. öncelik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sābiḳ سابق z "önceki, eski" sözcüğünün fāˁila(t) vezninde etken fiil sıfatı dişilidir.

sabır1

Arapça ṣbr kökünden gelen ṣabr صبر z "tahammül, katlanma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣabara صبر z "sabretti" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

sabır2

Arapça ṣabr صبر z "bir tür kaktüs, sarı sabır, aloe" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Süryanice aynı anlama gelen ṣabrā ‎ܨܒܪܐ z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça ṣibāru "1. sivri bir alet, 2. ilaç olarak kullanılan bir bitki" sözcüğü ile eş kökenlidir.

sabi

Arapça ṣbw kökünden gelen ṣabī صبي z "çocuk" sözcüğünden alıntıdır.