sabık

saadet

Ar saˁāda(t) سعادة z [#sˁd faˁāla(t) msd.] bahtı yaver gitme, mutluluk Ar saˁada سَعَدَ zbahtı yaver gitti, talihi güldü

saat

Ar sāˁa(t) ساعة z [#wsˁ fiˁāla(t) msd.] 1. en, genişlik, süre, 2. günün 24'te biri olan süre ölçüm birimi (Ar wasuˁa وسع zenli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı ) ≈ Aram şāˁtā שַׁעְתָא z1. süre, zaman, 2. süre ölçüm birimi

saba

Ar ṣabāˀ صباء z [#ṣbw faˁāl ] doğu rüzgârı, gün doğumundan esen rüzgâr ≈ Ar ṣabā صبا zçocuk veya genç idi, taze idi, oğlan idi

sabah

Ar ṣabāḥ صباح z [#ṣbḥ faˁāl ] gün doğumu ≈ Ar ṣabuḥa صَبُحَ zışıdı, aydınlandı, ışık saçtı

saban

<< ETü saban karasaban, toprak sürme aygıtı

sabık

[ Seyf-i Sarayî, Gülistan tercümesi, 1391]

Ar sābiḳ سابق z [#sbḳ fāˁil fa.] önceki, eski Ar sabaḳa سبق zöne geçti, önce geldi, ardında bıraktı

 sibak

Bu maddeye gönderenler: esbak, sabıka


02.09.2017
sabıka

Ar sābiḳa(t) سابقة z [#sbḳ fāˁila(t) fa. fem.] 1. önceki, geçmiş (şey veya dişi), 2. öncelik Ar sābiḳ سابق z [fa.] önceki, eski

sabır1

Ar ṣabr صبر z [#ṣbr faˁl msd.] tahammül, katlanma Ar ṣabara صبر zsabretti

sabır2

Ar ṣabr صبر zbir tür kaktüs, sarı sabır, aloe ≈ Süry ṣabrā ‎ܨܒܪܐ za.a. ≈ Akad ṣibāru 1. sivri bir alet, 2. ilaç olarak kullanılan bir bitki

sabi

Ar ṣabī صبي z [#ṣbw faˁīl sf.] çocuk

sabit

Ar ṯābit ثابت z [#s̠bt fāˁil fa.] kalıcı Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı