saat

rütbe

Ar rutba(t) رتبة z [#rtb fuˁla(t) mr.] 1. basamak, derece, 2. mevki, duruş Ar rataba رتب zdik durdu, dikeldi

rüya

Ar ruˀyāˀ رؤيا z [#rAy fuˁlāˀ ] görüngü, düş Ar raˀā رَأَى zgördü

rüyet

Ar ruˀya(t) رؤية z [#rAy fuˁla(t) msd.] görme, görüntü, vizyon Ar raˀā رَأَى zgördü

rüzgâr

Fa rūzgār روزگار zgün, gündüz, zaman << OFa rōzkār bir günde yapılan iş, gün (süre) OFa rōz gün, gündüz

saadet

Ar saˁāda(t) سعادة z [#sˁd faˁāla(t) msd.] bahtı yaver gitme, mutluluk Ar saˁada سَعَدَ zbahtı yaver gitti, talihi güldü

saat

"zaman" [ Kutadgu Bilig, 1069]
keçip bardı kelmiş künüm saˁātı [geçip gitti gelmiş günümün zamanı] "... zaman ölçüm birimi" [ Codex Cumanicus, 1303]
hora - Fa: oaht [vakit] - Tr: sagat vel oχt [vakit] "... zaman ölçen alet" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
on üç ˁaded Alman sāˁatleri ihsān eyledi saat kulesi [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
evvelā sāˁat kullesi dibinde bālāda χunkār cāmiˁi tārihidir

Ar sāˁa(t) ساعة z [#wsˁ fiˁāla(t) msd.] 1. en, genişlik, süre, 2. günün 24'te biri olan süre ölçüm birimi (Ar wasuˁa وسع zenli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı ) ≈ Aram şāˁtā שַׁעְתָא z1. süre, zaman, 2. süre ölçüm birimi

 vüsat

Not: "Günün 24'te biri" olan ölçüm birimi MÖ 600'den önce Babil'de benimsenmiş ve Aramice üzerinden diğer dillere aktarılmıştır. Sāˁat sözcüğü Arapça olmakla birlikte, ikincil anlamı tıpkı İbr şāˁah (a.a.) gibi Aramiceden aktarımdır. Nöldeke sf. NB 44, Jeffery sf. 157. • Arapça vav ile başlayan misâl fiiller fiˁāl vezninde ilk harfini kaybeder. Karş. cihet, diyet2, fiyat, hibe, sıla, sıfat.

Benzer sözcükler: çalar saat, elektrik saati, eşref saat, kum saati, ossaat, saat kulesi, saatlik


02.10.2017
saba

Ar ṣabāˀ صباء z [#ṣbw faˁāl ] doğu rüzgârı, gün doğumundan esen rüzgâr ≈ Ar ṣabā صبا zçocuk veya genç idi, taze idi, oğlan idi

sabah

Ar ṣabāḥ صباح z [#ṣbḥ faˁāl ] gün doğumu ≈ Ar ṣabuḥa صَبُحَ zışıdı, aydınlandı, ışık saçtı

saban

<< ETü saban karasaban, toprak sürme aygıtı

sabık

Ar sābiḳ سابق z [#sbḳ fāˁil fa.] önceki, eski Ar sabaḳa سبق zöne geçti, önce geldi, ardında bıraktı

sabıka

Ar sābiḳa(t) سابقة z [#sbḳ fāˁila(t) fa. fem.] 1. önceki, geçmiş (şey veya dişi), 2. öncelik Ar sābiḳ سابق z [fa.] önceki, eski