sağal|mak

safra2

İtalyanca sabura "gemilerde denge ağırlığı, balast" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük Latince aynı anlama gelen saburra sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince sabulum "kaba kum, çakıl taşı" sözcüğü ile eş kökenlidir.

safran

Arapça zaˁfarān veya ṣaˁfarān زعفران z "sarı boya veren soğanlı bitki, crocus sativus" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Orta Farsça zar-paran "«altın-tel», sarı boya veren soğanlı bitki, crocus sativus" sözcüğünden alıntıdır.

safsata

Arapça sfṣṭ kökünden gelen safṣaṭa(t) سفصطة z "laf ebeliği, sofistlik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen sophistía σοφιστία z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca sophistḗs σοφιστής z "sofist, laf ebesi" sözcüğünden +ia ekiyle türetilmiştir.

sağ

Eski Türkçe saġ "1. muteber, esen, salim (sıfat), 2. sağlık, esenlik (ad), 3. sağ el" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe sa- "saymak, itibar etmek" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

sağ|mak

Eski Türkçe saġ- "süt sağmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Moğolca aynı anlama gelen saga- sözcüğü ile eş kökenlidir.

sağal|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: "iyileştirmek" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
sağalır cān dürlü rencden arınur

Köken

Eski Türkçe saġ sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +Al- ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için sağ maddesine bakınız.

Benzer sözcükler

sağaltmak, sağaltım, sağaltma


05.10.2017
sağanak

Türkiye Türkçesi sağna- "fışkırtmak, püskürtmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)Ak ekiyle türetilmiştir. Türkçe fiil Eski Türkçe sağ- "(süt) sağmak" fiilinden türetilmiştir.

sağdıç

Eski Türkçe sağdıç "düğünde güveyin sağında yürüyen kılavuz" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *sağduş biçiminden evrilmiştir. (Kaynak: Doerfer, Türk. und Mong. Elementen im Neupersisch sf. III§1216) Bu sözcük Eski Türkçe sağ ve Eski Türkçe tuş "denk, yan, karşı" sözcüklerinin bileşiğidir. (Kaynak: Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk sf. )

sağduyu
sağır

Orta Türkçe saŋır "kulağı duymaz" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe sıŋar "zayıf, güçsüz?" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

sağir

Arapça ṣġr kökünden gelen ṣaġīr صغير z "küçük" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣaġura veya ṣaġira صغر z "küçüldü, küçük idi" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.