saçma

saç

<< ETü saç insan saçı ≈? ETü saç- dağıtmak, yaymak

saç|mak

<< ETü saç- dağıtmak, savurmak

saçak

<< OTü saçak saç püskülü ETü saç +Ak

saçı

<< ETü *saçığ saçılan şey, saçak ETü saç- +I(g)

saçık

<< ETü saçuk saçılmış şey ETü saç- +Uk

saçma

"çok parçalı mermi" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
sokaklarıŋda ˁazīm saçma topları āmāde durur "... bir tür balık ağı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
saçma ağı: tragula "... anlamsız söz" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
saçma: (...) laf u güzaf, lağviyat, herze, abuk sabuk. Saçma sapan: nā-merbut söz.

TTü saç- +mA

 saç-

Benzer sözcükler: deli saçması, saçma sapan, saçmalamak, saçmalık


23.08.2017
sada

Ar ṣadāˀ صَدَاء z [#ṣdy faˁāl msd.] yankı, eko, tınlama Ar ṣadā صَدَا zyankılandı, tınladı

sadak

≈ Moğ sagadag/saadag ok torbası, tirkeş

sadaka

Ar ṣadaḳa(t) صَدَقة z [#ṣdḳ faˁala(t) ] hak gözetirlik, charity ≈ Aram ṣidāḳā צדקא zdoğruluk, erdem, adalet, a.a.

sadakat

Ar ṣadāḳa(t) صداقة z [#ṣdḳ faˁāla(t) msd.] sadıklık, dostluk Ar ṣadaḳa صَدَقَ zsadık idi, dost idi

sadaret

Ar ṣadāra(t) صدارة z [#ṣdr faˁāla(t) msd.] mecliste veya protokolde öncelik, saygınlık Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı