sıyanet

sıva|mak1

<< ETü suva- 1. sulamak, 2. sıva, çamur, yağ vb. sürmek ETü suv su +(g)A-

sıva|mak2

TTü sığa- kısaltmak, yen ve paça sıyırmak ETü sıġ/sık kısa +(g)A-

sıvazla|mak

TTü *sıvaz ? +lA- TTü sıva- çamur, yağ vb. sürmek +Uz

sıvı

TTü sıvık cıvık, çamur kıvamında << ETü suvık a.a. ETü suva- sulamak, ıslatmak +Uk

sıvış|mak

<< TTü sığış- kaçışmak TTü sığ- +Iş-

sıyanet

[ Hayalî, Ravzatü'l-envâr, 1449]
Aŋa hılˁat-durur dīn ü diyānet / Bulupdur her denāˁatden ṣıyānet [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ser-i bürīde-i kralı tegāyürden ṣıyānet içün asel içre vazˁ itmişler idı [kralın kesik başını bozulmadan korumak için sirke içine koymuşlardı]

Ar ṣiyāna(t) صيانة z [#ṣwn fiˁāla(t) msd.] koruma, muhafaza etme Ar ṣāna صَانَ zkorudu, sakladı

Bu maddeye gönderenler: masun


11.06.2015
sıyga

Ar ṣīġa(t) صيغة z [#ṣwġ fiˁla(t) mr.] 1. kalıp, form, kip, 2. Arapça gramerde kalıp Ar ṣāġa kalıba döktü

sıyır|mak

<< ETü sıdır- soymak, deri yüzmek, yüzeyini kesmek, kar küremek

sız|mak

<< ETü sız- (katı şey) erimek, (sıvı) yavaş akmak, damlamak ≈ ETü sırı- (yağ, macun) bulaşmak, dışkılamak

sızla|mak

<< ETü sızla- acımak onom sız/cız yanma ve acıma sesi +lA-

sibak

Ar sibāḳ سِبَاق z [#sbḳ fiˁāl msd.] önde veya önce olma, öncelik Ar sabaḳa سَبَقَ zönce idi, öne geçti