sırma

sırf

Ar ṣirf صرف z1. katıksız, saf, 2. bir tür kırmızı boya (≈ Aram ṣāraph צרפ z(metal, özellikle altın ve gümüş) arıtma, rafine etme ≈ Akad ṣarāpu a.a. )

sırık

<< ETü sıruk yere saplanan direk ETü sıḏır- soymak, sıyırmak +Uk ETü

sırıl sıklam

onom sır sır su sesi, şır şır

sırım

<< ETü sırım deri şerit, kayış << ETü-O sıḏrım a.a. ETü sıḏır- soymak, sıyırmak +Im

sırıt|mak

<< TTü diş sırıt- diş göstererek gülmek <<? TTü *sıyrıt- ETü sıdır- sıyırmak, soymak +It-

sırma

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
sirmacchiésc [sırmakeş]: tiraloro [sırma çeken] [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
kuyumciler ve sırmakeşler sırma سرمه ve tel çeküp rakīk iderler

OYun sýrma σύρμα zçekme altın veya gümüş tel << EYun sýrma σύρμα zçekme EYun sýrō σύρω zçekmek +ma(t)

Not: DuCGr 1491-1492 "σύρμα: aurum vel argentum ductile". • Men sf. 1602 سرمه veya سرما yazımına rağmen kalın sesli ile sırma telaffuzunu verir. • Çağ sirma (a.a. - Pav sf. 366) Türkiye Türkçesinden alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: sırmakeş

Bu maddeye gönderenler: şırınga, sırtı, sirto (sirtaki)


11.08.2015
sırnaş|mak

TTü sırnak tırnak (yerel ağızlarda) +Iş- (Kaynak: DS sf. 3618)

sırt

<< ETü sırt 1. hayvanların sırtında bulunan kalın ve sert kıl, yele, 2. (Oğuzca) tepe

sırtar|mak

<< TTü sırtar- 1. sırtüstü dönmek, 2. sırıtmak TTü sırt +(g)Ar-

sırtı

Yun sirtí(on) συρτή zçekilen, sürüklenen, sürükleme oltası Yun syrnō σύρνω zçekmek, sürüklemek +ion

sırtlan

<< OTü sırtlān bir tür vahşi hayvan <? ETü sırt sırt? yele? +lAn