sırık

sıra

Yeni Yunanca sīrá σειρά z "dizi, silsile, yazıda satır" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca seirá σειρά z "zincir, urgan, ip" sözcüğünden evrilmiştir.

sıraca

Farsça sirāce سراجه z "bir at hastalığı" sözcüğü ile eş kökenlidir.

sırat

Arapça ṣirāṭu'l-mustaḳīm صراط المستقيم z "dar yol, İslam mitolojisinde kıyamette geçilen yol veya köprü" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣrṭ kökünden gelen ṣirāṭ صراط z "yol" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen sṭrāṭā veya srāṭā סטרטא z sözcüğünden alıntıdır. Aramice/Süryanice sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen stráta στράτα z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Latince aynı anlama gelen (via) strata sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Latince stratum "tabaka, kaplama, döşeme" sözcüğünden türetilmiştir. (NOT: Latince sözcük Latince sternere "yaymak, sermek" fiilinden +()t° ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *sterh3- (*ster-) biçiminden evrilmiştir.

sırça

Eski Türkçe sırıçġa "cam" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *sırış- "(metal) erimek, (balçık) bulaşmak" biçiminden Eski Türkçe +gA ekiyle türetilmiştir. (Kaynak: Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk sf. ) Bu sözcük Eski Türkçe sırıl- "bulaşmak, yapışmak" fiili ile eş kökenlidir. (Kaynak: Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk sf. )

sırf

Arapça ṣirf صرف z "1. katıksız, saf, 2. bir tür kırmızı boya" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Aramice/Süryanice ṣāraph צרפ z "(metal, özellikle altın ve gümüş) arıtma, rafine etme" fiili ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen ṣarāpu sözcüğü ile eş kökenlidir. )

sırık
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sıruk [[çadır direği]]

Köken

Eski Türkçe sıruk "yere saplanan direk" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe sıḏır- "soymak, sıyırmak" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe bir sözcükten türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için sıyır- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Anlam ilişkisi için karş. Arapça carada "soydu, sıyırdı" > carīd "sırık, cirit".

Benzer sözcükler

fasulye sırığı, sırık hamalı, sırıkla atlama


16.09.2017
sırıl sıklam

sır sır "su sesi, şır şır" ses yansımalı sözcüğünden türetilmiştir.

sırım

Eski Türkçe sırım "deri şerit, kayış" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Oğuzca aynı anlama gelen sıḏrım sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe sıḏır- "soymak, sıyırmak" fiilinden Eski Türkçe +Im ekiyle türetilmiştir.

sırıt|mak

Türkiye Türkçesi diş sırıt- "diş göstererek gülmek" deyiminden evrilmiştir. Türkçe deyim Türkiye Türkçesi yazılı örneği bulunmayan *sıyrıt- fiilinden evrilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Bu sözcük Eski Türkçe sıdır- "sıyırmak, soymak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +It- ekiyle türetilmiştir.

sırma

Orta Yunanca sýrma σύρμα z "çekme altın veya gümüş tel" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca sýrma σύρμα z "çekme" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca sýrō σύρω z "çekmek" fiilinden +ma(t) ekiyle türetilmiştir.

sırnaş|mak

Türkiye Türkçesi sırnak "tırnak (yerel ağızlarda)" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +Iş- ekiyle türetilmiştir. (Kaynak: Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü sf. 3618)