sındı

sıklet

Ar ṯaḳala(t)/ṯiḳla(t) ثِقلة z [#s̠ḳl fiˁla(t) mr.] ağırlık Ar ṯaḳula ثَقُلَ zağır idi (≈ İbr şāḳal שקל ztartmak, ağır olmak ≈ Akad şaḳālu a.a. )

sıla

Ar ṣila(t) صِلَة z [#wṣl fiˁāl msd.] kavuşma, buluşma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı

sına|mak

<< ETü sına- denemek, tecrübe etmek ETü sın boy, kesim +(g)A- ETü sı- kesmek +In

sınai

Ar ṣināˁī صناعى z [nsb.] sanata ait Ar ṣanˁa(t) صنعة z [#ṣnˁ] sanat

sınav

Tat sınav imtihan ETü sına- denemek, imtihan etmek +Av

sındı

: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sındu [[kırkma kaması - Oğuzca]] TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
sındı: makas [Maraş Türkmenleri lisanında]

<< ETü-O sındu makas ETü sın- kırılmak, kesilmek +dU ETü sı- kırmak, kesmek +In-

 sı-


02.03.2015
sınıf

Ar ṣinf صِنْف z [#ṣnf fiˁl ] tür, cins, çeşit, kategori

sınır

Yun sínoron σύνορον zsınır ülkesi, serhat, uc (Kaynak: Radloff 4:695, Doerfer sf. 2:280)<< EYun sýnoros σύνορος zkomşu, sınırdaş (Kaynak: LS sf. 1723)EYun syn+ ʰóros ὅρος za.a.

sıpa

<< ETü sıp at yavrusu Sogd əsp- at ≈ Ave aspa- a.a.

sır1

Ar sirr سرّ z [#srr fiˁl ] 1. göbek deliği, bir şeyin en iç ya da orta kısmı, ruh, yürek, 2. gizlenen şey, giz (≈ Ar surra(t) سرّة zgöbek deliği ≈ Aram şūrā/şerā שורא za.a. )

sır2

<< ETü sır porselen macunu ≈ ETü sırı- (balçık) bulaşmak