sık|mak

sığırtmaç

<< OTü sığırtmac sığır çobanı ETü sıġır +mAç2

sığla

<< TTü sığala günnük ağacı, liquidambar orientalis ?

sıhhat

Ar ṣiḥḥa(t) صحّة z [#ṣḥḥ fiˁla(t) mr.] sağ olma, sağlıklı olma, sağlık Ar ṣaḥḥa صحّ zsağ idi, doğru idi

sıhri

Ar ṣahr/ṣihr صهر z [#ṣhr] evlilik yoluyla akrabalık Ar ṣahara صهر z(metal veya kemik) kaynaştı, (metal) eridi

sık

<< ETü sık az, kısa ETü sı- kırmak, kesmek +Uk

sık|mak

ETü: [ Uyğur Kağan Yazıtı, 759]
seleŋeke sıka sançdım [Selenge ırmağına sıkıştırıp savaştım] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol üzüm sıkdı (...) üzüm sıkıldı (...) ol maŋa üzüm sıkışdı [birlikte üzüm sıktı] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sıkılmak: ... se troubler. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
can sıkmak, diş sıkmak (...) göğüs sıkışmak (...) sıkıştırmak TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sıkım: Kapalı elin aldığı miktar. TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
sıkıcı: İç sıkan, can sıkan (...) sıkkın: Pek sıkılmış.

<< ETü sık- daraltmak, sıkıştırmak

Not: ETü dönüşlülük bildiren +Ik- ekiyle esasen "daralmak, sıkılmak" anlamındayken geçişli anlam kazanması ilgi çekicidir.

Benzer sözcükler: sıkıcı, sıkılmak, sıkım, sıkınmak, sıkışmak, sıkışık, sıkıştırmak, sıkkın, sıkma portakal, sıkmabaş, sıktırmak

Bu maddeye gönderenler: sıkı, sıkılgan, sıkıntı


03.10.2017
sıkı

<< ETü sıkıġ sıkım, sıkıntı ETü sık- +I(g)

sıkılgan

TTü sıkıl- +(g)An

sıkıntı

TTü sık- +(In)tI

sıklet

Ar ṯaḳala(t)/ṯiḳla(t) ثِقلة z [#s̠ḳl fiˁla(t) mr.] ağırlık Ar ṯaḳula ثَقُلَ zağır idi (≈ İbr şāḳal שקל ztartmak, ağır olmak ≈ Akad şaḳālu a.a. )

sıla

Ar ṣila(t) صِلَة z [#wṣl fiˁāl msd.] kavuşma, buluşma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı