sıkıntı

sıhri

Ar ṣahr/ṣihr صهر z [#ṣhr] evlilik yoluyla akrabalık Ar ṣahara صهر z(metal veya kemik) kaynaştı, (metal) eridi

sık

<< ETü sık az, kısa ETü sı- kırmak, kesmek +Uk

sık|mak

<< ETü sık- daraltmak, sıkıştırmak

sıkı

<< ETü sıkıġ sıkım, sıkıntı ETü sık- +I(g)

sıkılgan

TTü sıkıl- +(g)An

sıkıntı

"sıkılmış meyva suyu, usare" [ Lugat-i Halimi, 1476]
efşure [Fa.]: Sıkındu ki taˁrîb édüp efşurac dérler [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sıkındı: Succus qui exprimitur [sıkılarak çıkarılan meyve suyu, usare]. "... zahmet" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sıkıntı: Müzayaka, ıstırap, azap, meşakkat.

TTü sık- +(In)tI

 sık-


02.02.2019
sıklet

Ar ṯaḳala(t)/ṯiḳla(t) ثِقلة z [#s̠ḳl fiˁla(t) mr.] ağırlık Ar ṯaḳula ثَقُلَ zağır idi (≈ İbr şāḳal שקל ztartmak, ağır olmak ≈ Akad şaḳālu a.a. )

sıla

Ar ṣila(t) صِلَة z [#wṣl fiˁāl msd.] kavuşma, buluşma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı

sına|mak

<< ETü sına- denemek, tecrübe etmek ETü sın boy, kesim +(g)A- ETü sı- kesmek +In

sınai

Ar ṣināˁī صناعى z [nsb.] sanata ait Ar ṣanˁa(t) صنعة z [#ṣnˁ] sanat

sınav

Tat sınav imtihan ETü sına- denemek, imtihan etmek +Av