sığınak

sığ

<< ETü sık kısa, derin olmayan, az ETü sı- kırmak +I(g)

sığ|mak

<< ETü sıġ- (sıkışarak veya kısalarak) intibak etmek, uymak ETü sı- kırmak, kesmek +Ik-

sığa

TTü sığ- +A

sığın

<< ETü sıġun hayvanların erkeği, özellikle erkek geyik

sığın|mak

<< ETü sıġın- sığışmak, iltica etmek ETü sıġ- intibak etmek, küçülerek içine girmek +In-

sığınak

YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
sığınak = Penah, melce, ilticagâh = Asile, refuge, appui

TTü sığın- +(g)Ak

 sığın-


20.03.2015
sığır

<< ETü sıġır evcil çift toynaklı hayvan, özellikle inek

sığırcık

<< ETü sıkırçık bir kuş türü, sturnus vulgaris ETü sıkır- çığırmak, ötmek

sığırtmaç

<< OTü sığırtmac sığır çobanı ETü sıġır +mAç2

sığla

<< TTü sığala günnük ağacı, liquidambar orientalis ?

sıhhat

Ar ṣiḥḥa(t) صحّة z [#ṣḥḥ fiˁla(t) mr.] sağ olma, sağlıklı olma, sağlık Ar ṣaḥḥa صحّ zsağ idi, doğru idi