sütre

süspansiyon

Fr suspension asma, asılma, asılı durma Lat suspensio a.a. Lat suspéndere asmak, aşağı sarkıtmak +()tion Lat sub+ pendére, pens- sarkıtmak

süt

<< ETü sǖt süt ETü *süd- (sıvı) sızdırmak, damlatmak

sütlaç

<< TTü sütlü aş sütlü pirinç aşı

sütleğen

TTü sütle- +(g)An

sütliman

Yun sotolimáni σοτολιμάνι zliman altı, iç liman (Kaynak: LF sf. §848.)

sütre

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
sütret

Ar sutra(t) سُترة z [#str fuˁla(t) ] örtü, perde, paravan, özellikle namaz sırasında öne asılan perde Ar satara سَتَرَ zörttü

 setr

Not: En çok sütre ardına yatmak deyiminde.


25.08.2017
sütun

Fa sutūn/ustūn ستون zdirek, sütun << OFa stūn a.a. (≈ Ave stūna- a.a. ≈ Sans sthūnā स्थूणा za.a. ) << HAvr *sth₂-uh₂-néh₂ (*st-ū-nā́) durdurmak, dikmek << HAvr *steh₂- (*stā-) durmak

süvari

Fa suvār سوار zata binen, binici << OFa asvār a.a. OFa asb/asp at

süveter

İng sweater 1. «terleten», sporcuların idman sırasında giydiği yün kazak, 2. her türlü yün kazak İng sweat (ad) ter, (fiil) terlemek +er << Ger *swait- << HAvr *swei̯d- a.a.

süz|mek

<< ETü süz- (sıvı) akıtmak, filtre etmek << ETü *süd-

süzet

Fr crêpe suzette karamelize şeker, portakal kabuğu ve Grand Marnier ile yapılan bir tatlı (İlk kullanım: 1896 Henri Charpentier, Fr. aşçı.) Fr Suzette [küç.] bir kadın adı Fr Suzanne a.a. +et° Lat Susanna a.a. İbr şōşana שושנה zzambak, bir kadın adı