süt

sürveyan

Fr surveillant gece nöbetçisi, yatılı okullarda yatakhane görevlisi Fr surveiller nöbeti tutmak, birinin başında beklemek +ent° Fr super+ veiller uyanık kalmak, beklemek Lat vigilare [den.] a.a. Lat vigil (gece) uyanık kalma << HAvr *weǵ-eli- HAvr *weǵ-2 canlı ve diri olmak, uyanık olmak

süs

?

süs|mek

<< ETü süs- kafa vurmak, toslamak

süsen

Ar/Fa sūsan/sawsan سوسن zsoğanlı bir bitki, zambak veya iris Aram şūşanā שושנא zzambak ≈ İbr şōşanā a.a. ~? Mıs şşn bir tür çiçek, lotus

süspansiyon

Fr suspension asma, asılma, asılı durma Lat suspensio a.a. Lat suspéndere asmak, aşağı sarkıtmak +()tion Lat sub+ pendére, pens- sarkıtmak

süt

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sǖt: al-laban.

<< ETü sǖt süt ETü *süd- (sıvı) sızdırmak, damlatmak

 süz-

Not: Karş. Moğ sün (a.a.). Ayrıca ETü sül "ette ve ağaçta olan yaşlık", süz- "sıvısını çıkarmak", belki sügrüg "kadın cinsel organı".

Benzer sözcükler: aslan sütü, kuş sütü, süt anası, süt çocuğu, süt dişi, süt tozu, sütlemek, sütlü, sütlüce, sütübozuk

Bu maddeye gönderenler: sütlaç, sütleğen


10.12.2015
sütlaç

<< TTü sütlü aş sütlü pirinç aşı

sütleğen

TTü sütle- +(g)An

sütliman

Yun sotolimáni σοτολιμάνι zliman altı, iç liman (Kaynak: LF sf. §848.)

sütre

Ar sutra(t) سُترة z [#str fuˁla(t) ] örtü, perde, paravan, özellikle namaz sırasında öne asılan perde Ar satara سَتَرَ zörttü

sütun

Fa sutūn/ustūn ستون zdirek, sütun << OFa stūn a.a. (≈ Ave stūna- a.a. ≈ Sans sthūnā स्थूणा za.a. ) << HAvr *sth₂-uh₂-néh₂ (*st-ū-nā́) durdurmak, dikmek << HAvr *steh₂- (*stā-) durmak