süspansiyon

sürüngen

TTü sürün- +(g)An

sürveyan

Fr surveillant gece nöbetçisi, yatılı okullarda yatakhane görevlisi Fr surveiller nöbeti tutmak, birinin başında beklemek +ent° Fr super+ veiller uyanık kalmak, beklemek Lat vigilare [den.] a.a. Lat vigil (gece) uyanık kalma << HAvr *weǵ-eli- HAvr *weǵ-2 canlı ve diri olmak, uyanık olmak

süs

?

süs|mek

<< ETü süs- kafa vurmak, toslamak

süsen

Ar/Fa sūsan/sawsan سوسن zsoğanlı bir bitki, zambak veya iris Aram şūşanā שושנא zzambak ≈ İbr şōşanā a.a. ~? Mıs şşn bir tür çiçek, lotus

süspansiyon

"sıvı içinde zerrelerin asılı durduğu karışım" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Haydarpaşa Nümune Hastanesine lüzumu olan (...) opal gloplu süspansiyon "... motorlu araçlarda sarsıntı soğurma sistemi" [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
amortisörü ile mücehhez süspansiyon sistemi

Fr suspension asma, asılma, asılı durma Lat suspensio a.a. Lat suspéndere asmak, aşağı sarkıtmak +()tion Lat sub+ pendére, pens- sarkıtmak

 pansiyon

Benzer sözcükler: süspansuar


08.10.2017
süt

<< ETü sǖt süt ETü *süd- (sıvı) sızdırmak, damlatmak

sütlaç

<< TTü sütlü aş sütlü pirinç aşı

sütleğen

TTü sütle- +(g)An

sütliman

Yun sotolimáni σοτολιμάνι zliman altı, iç liman (Kaynak: LF sf. §848.)

sütre

Ar sutra(t) سُترة z [#str fuˁla(t) ] örtü, perde, paravan, özellikle namaz sırasında öne asılan perde Ar satara سَتَرَ zörttü