süsen

sürünceme

TTü sürün-

sürüngen

TTü sürün- +(g)An

sürveyan

Fr surveillant gece nöbetçisi, yatılı okullarda yatakhane görevlisi Fr surveiller nöbeti tutmak, birinin başında beklemek +ent° Fr super+ veiller uyanık kalmak, beklemek Lat vigilare [den.] a.a. Lat vigil (gece) uyanık kalma << HAvr *weǵ-eli- HAvr *weǵ-2 canlı ve diri olmak, uyanık olmak

süs

?

süs|mek

<< ETü süs- kafa vurmak, toslamak

süsen

[ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Benefşe gül ü sūsen ü yāsemen

Ar/Fa sūsan/sawsan سوسن zsoğanlı bir bitki, zambak veya iris Aram şūşanā שושנא zzambak ≈ İbr şōşanā a.a. ~? Mıs şşn bir tür çiçek, lotus

Not: Batı dillerine İbraniceden geçmiştir. Karş. İng Susan "zambak, kadın adı".

Bu maddeye gönderenler: susam, süzet


14.01.2015
süspansiyon

Fr suspension asma, asılma, asılı durma Lat suspensio a.a. Lat suspéndere asmak, aşağı sarkıtmak +(t)ion Lat sub+ pendére, pens- sarkıtmak

süt

<< ETü sǖt süt ETü *süd- (sıvı) sızdırmak, damlatmak

sütlaç

<< TTü sütlü aş sütlü pirinç aşı

sütleğen

TTü sütle- +(g)An

sütliman

Yun sotolimáni σοτολιμάνι zliman altı, iç liman (Kaynak: LF sf. §848.)