sürgün

sürek

TTü sür- +(g)Ak

süreyya

Ar ṯurayyā ثريّا z [#s̠ry fuˁaylā küç.] Ülker takımyıldızı, Pleiades Ar ṯarā çok idi, bol idi

sürfe

?

sürfile

Fr surfiler [den.] kumaşın tarazlanmasını önlemek amacıyla kenarlarını dikmek Fr super+ fil iplik Lat filum a.a.

sürgü

TTü sür- +gU

sürgün

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sürgün: Exul, in exilium amandatus [sürgün eylemi ve sürgün edilen kişi]. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
sürgün: Nefy, menfā, nefy mahalli [sürgün eylemi ve sürgün yeri]. [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
sürgün: ... 2. Bir nebatın ötesinden berisinden çıkan ince ve körpe dal.

TTü sür- +gIn

 sür-

Benzer sözcükler: sürgün yemek


25.09.2017
sürklase

Fr surclasser [den.] sınıf bindirmek, açık farkla üstün gelmek Fr super+ classe sınıf, kategori

sürme

<< OTü-KT sürme göze sürülen boya ETü sür- +mA

sürmenaj

Fr surmenage aşırı çalışmadan ileri gelen bünye bozukluğu Fr surmener (hayvanı) aşırı gütmek, fazla sürmek +age Fr super+ mener gütmek, sürmek

sürpriz

Fr surprise [pp. fem.] baskın, olağanüstü vergi [esk.], epilepsi krizi [esk.], beklenmedik rastlantı Fr surprendre üstüne gelme, uğrama Fr super+ prendre, pris- tutma

sürre

Ar ṣurra(t) صرّة z [#ṣrr] çıkın, heybe, bohça Ar ṣarra صرّ ztorba veya tulum şeklinde bağladı, dişi devenin memesini düğümledi