sürgü

süreğen

TTü sür- +(g)An

sürek

TTü sür- +(g)Ak

süreyya

Ar ṯurayyā ثريّا z [#s̠ry fuˁaylā küç.] Ülker takımyıldızı, Pleiades Ar ṯarā çok idi, bol idi

sürfe

?

sürfile

Fr surfiler [den.] kumaşın tarazlanmasını önlemek amacıyla kenarlarını dikmek Fr super+ fil iplik Lat filum a.a.

sürgü

TTü: [ Lugat-i Ni'metullah, 1540]
χāk-kaş [Fa.]: Ekinciler sürgüsi ki ekin ektikten soŋra tarla düz olup toχum basılın deyü ektükleri yér üzerine sürerler TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sürgü: Dentale di spianar la terra [dişli toprak sürme aleti]. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sürgü demiri: Tırkas [kapı sürgüsü].

TTü sür- +gU

 sür-

Benzer sözcükler: sürgülemek


10.06.2015
sürgün

TTü sür- +gIn

sürklase

Fr surclasser [den.] sınıf bindirmek, açık farkla üstün gelmek Fr super+ classe sınıf, kategori

sürme

<< OTü-KT sürme göze sürülen boya ETü sür- +mA

sürmenaj

Fr surmenage aşırı çalışmadan ileri gelen bünye bozukluğu Fr surmener (hayvanı) aşırı gütmek, fazla sürmek +age Fr super+ mener gütmek, sürmek

sürpriz

Fr surprise [pp. fem.] baskın, olağanüstü vergi [esk.], epilepsi krizi [esk.], beklenmedik rastlantı Fr surprendre üstüne gelme, uğrama Fr super+ prendre, pris- tutma