sürünceme

sürur

Ar surūr سرور z [#srr fuˁūl msd.] neşe, sevinç, gülme Ar sarra سَرَّ zsevindi, güldü Ar surra(t) سرّة zgöbek çukuru, umbilicus

sürü

<< ETü sürüg sürülen şey, hayvan sürüsü ETü sür- +I(g)

sürü|mek

<< OTü-KT sürü- gütmek, sürüklemek ≈ ETü sür- a.a.

sürükle|mek

TTü sürük sürülen şey, sürü +lA- TTü sür- +Uk

sürüm

TTü sür- +Im

sürünceme

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sürünceme: Tehir, tedbir, ta'vîk. İşi sürüncemeye düşmek.

TTü sürün-

 sür-

Not: Ek yapısı açık değildir. Belki sürünmece biçiminden metatez yoluyla.


03.10.2017
sürüngen

TTü sürün- +(g)An

sürveyan

Fr surveillant gece nöbetçisi, yatılı okullarda yatakhane görevlisi Fr surveiller nöbeti tutmak, birinin başında beklemek +ent° Fr super+ veiller uyanık kalmak, beklemek Lat vigilare [den.] a.a. Lat vigil (gece) uyanık kalma << HAvr *weǵ-eli- HAvr *weǵ-2 canlı ve diri olmak, uyanık olmak

süs

?

süs|mek

<< ETü süs- kafa vurmak, toslamak

süsen

Ar/Fa sūsan/sawsan سوسن zsoğanlı bir bitki, zambak veya iris Aram şūşanā שושנא zzambak ≈ İbr şōşanā a.a. ~? Mıs şşn bir tür çiçek, lotus