sünger

sümsük

TTü süm- görgüsüzce yemek, sömürmek

sümük

<< TTü sümkürük burun akıntısı TTü sümkür- +Uk

sün|mek

<< OTü-KT sün- uzanmak, uzamak ≈ ETü sun- a.a.

süne

?

sünepe

?

sünger

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
sfunghiér [sfünger]: spugna [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
yüz kulac deryaya gavvaslık idüb sünger çıkarırlar.

Yun sfungárion σφουγγάριον z [küç.] sünger EYun spóngos/sphóngos σφόγγος za.a. +arion

Not: Lat spongus "sünger" > Fr éponge, İng sponge Yunancadan alınmıştır. • Yunanca sözcük muhtemelen "mantar" kavramı ile alakalıdır. Karş. Lat fungus, Erm sung սունկ "mantar". Chant sf. 1040.


11.08.2015
süngü

<< ETü süŋüg/süŋgü mızrak ETü süŋ- batmak, sinmek, içine girmek +gU

sünnet

Ar sunna(t) سنّة z [#snn fuˁla(t) mr.] 1. gelenek, töre, özellikle Peygamberin geleneği, 2. penis kesme geleneği ve töreni Ar sanna سنّ zdişledi, diş kesti, bıçak biledi ≈ Ar sinn سنّ z1. diş, 2. ergenliğe geçiş yaşı

sünni

Ar sunnī سنّى z [nsb.] Peygamber sünnetini izleyen, ortodoks Ar sunna(t) سنّة z [#snn]

süper

Fr/İng super üstün, aşırı, çok (sıfat) Lat superior [kıy.] a.a. Lat super üst, üzeri, yukarı (edat ve fiil öneki) +ior HAvr *(s)uper a.a.

süperlatif

Fr superlatif İng superlative gramerde sıfat veya zarfın abartı hali, en çok, had safhada Lat superlativus Lat superlatus [pp.] üste-taşınmış +()tiv° Lat ferre, latus getirmek, taşımak