sünepe

sümme

Ar ṯumma ثُمَّ zsonra, daha

sümsük

TTü süm- görgüsüzce yemek, sömürmek

sümük

<< TTü sümkürük burun akıntısı TTü sümkür- +Uk

sün|mek

<< OTü-KT sün- uzanmak, uzamak ≈ ETü sun- a.a.

süne

?

sünepe

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Kelefos sünepe [Korint Rumlarının konuştuğu Türkçede] nāpāk [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sünepe: Ördek gibi paytak, miskin, sersem.

?

Not: Evliya Çelebi Rumlara özgü bir deyim olduğunu belirtir ise de kaynağı tesbit edilemedi.


09.10.2014
sünger

Yun sfungárion σφουγγάριον z [küç.] sünger EYun spóngos/sphóngos σφόγγος za.a. +arion

süngü

<< ETü süŋüg/süŋgü mızrak ETü süŋ- batmak, sinmek, içine girmek +gU

sünnet

Ar sunna(t) سنّة z [#snn fuˁla(t) mr.] 1. gelenek, töre, özellikle Peygamberin geleneği, 2. penis kesme geleneği ve töreni Ar sanna سنّ zdişledi, diş kesti, bıçak biledi ≈ Ar sinn سنّ z1. diş, 2. ergenliğe geçiş yaşı

sünni

Ar sunnī سنّى z [nsb.] Peygamber sünnetini izleyen, ortodoks Ar sunna(t) سنّة z [#snn]

süper

Fr/İng super üstün, aşırı, çok (sıfat) Lat superior [kıy.] a.a. Lat super üst, üzeri, yukarı (edat ve fiil öneki) +ior HAvr *(s)uper a.a.