sümsük

sülüs

Ar ṯuluṯ ثلث z [#s̠ls̠] üçlü, üçte bir, üçlü orantıya dayalı bir tür yazı Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

sümbül

Ar sunbul/sunbula(t) سنبل/سنبلة z1. başak, 2. başak şeklinde bir çiçek, hyacinthus İbr/Aram şībbəleth שִׁבֹּלֶת zbaşak (Kaynak: Jastrow sf. 1557.)≈ Akad şubultu a.a.

sümen

Fr sous-main «el altı», yazı masasında kâğıdın altına konan altlık Fr sub+ main el << Lat manus a.a.

sümkür|mek

<< OTü sümkür- burun temizlemek onom +kIr-

sümme

Ar ṯumma ثُمَّ zsonra, daha

sümsük

TTü: sümdük "asalak, sömürücü" [ Merkez Efendizâde, Bâbûsu'l-Vâsıt, 1555]
kap kacak yalağan sümdük köpek TTü: [ Câmiu'l-Fâris, <1730]
tembel kişi ki ne yirde lot sezerse anda varur, sümsük dirler TTü: sümmek [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sümmek: Hayvanat analarının memesini burnu ile ite kaka emmek, dürtüp kakmak. Türkīde süŋmek, summak. [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
sümdük (Denizli, Sandıklı, Ankara), sümsük (Antep, Kayseri, İzmir): arsız, yüzsüz, umucu, pisboğaz.

TTü süm- görgüsüzce yemek, sömürmek

 sömür-

Benzer sözcükler: sümdük, sümtük, süntük


31.07.2015
sümük

<< TTü sümkürük burun akıntısı TTü sümkür- +Uk

sün|mek

<< OTü-KT sün- uzanmak, uzamak ≈ ETü sun- a.a.

süne

?

sünepe

?

sünger

Yun sfungárion σφουγγάριον z [küç.] sünger EYun spóngos/sphóngos σφόγγος za.a. +arion