sümme

sülün

Eski Türkçe süglin "eti yenen bir kuş, sülün" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe sögül- "kızartmak" fiilinden Eski Türkçe +In ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

sülüs

Arapça s̠ls̠ kökünden gelen ṯuluṯ ثلث z "üçlü, üçte bir, üçlü orantıya dayalı bir tür yazı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṯalāṯa(t) ثلاثة z "üç" sözcüğünden türetilmiştir.

sümbül

Arapça sunbul veya sunbula(t) سنبل/سنبلة z "1. başak, 2. başak şeklinde bir çiçek, hyacinthus" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice şībbəleth שִׁבֹּלֶת z "başak" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 1557.) Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen şubultu sözcüğü ile eş kökenlidir.

sümen

Fransızca sous-main "«el altı», yazı masasında kâğıdın altına konan altlık" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca main "el" sözcüğünden sub+ önekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen manus sözcüğünden evrilmiştir.

sümkür|mek

Orta Türkçe sümkür- "burun temizlemek" fiilinden evrilmiştir. Türkçe fiil ses yansımalı sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +kIr- ekiyle türetilmiştir.

sümme
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
sümme: Et atque, adeo, tum, deinde, post, ergo.

Köken

Arapça ṯumma ثُمَّ z "sonra, daha" parçacığından alıntıdır.

Benzer sözcükler

sümme haşa, sümmettedarik


02.07.2015
sümsük

Türkiye Türkçesi süm- "görgüsüzce yemek, sömürmek" fiilinden türetilmiştir.

sümük

Türkiye Türkçesi sümkürük "burun akıntısı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi sümkür- fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

sün|mek

Orta Türkçe (sadece Kıpçak ve Oğuz lehçelerinde) sün- "uzanmak, uzamak" fiilinden evrilmiştir. Türkçe fiil Eski Türkçe aynı anlama gelen sun- fiili ile eş kökenlidir.

süne

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

sünepe

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.