sülüs

süleğen

Ar saliḳūn/sariḳūn سلقون/سرقون zkurşundan elde edilen bir kırmızı boya, kurşun tetraoksit, minium ~? EYun syrikón συρικόν zSuriye'ye özgü şey öz Syría Suriye

sülfür

Fr sulfure kükürt Lat sulpur/sulphur a.a.

süluk

Ar sulūk سلوك z [#slk fuˁūl msd.] yola gitme, bir yol izleme, (mec.) tarikate mensup olma Ar salaka سلك zyol gitti, seyahat etti

sülük

Fa zalū/zalūk زلو/زلوك zsülük << OFa zarūk/zrūk a.a. ≈ Sans calikā/calūkā जलिका/जलूका za.a.

sülün

<< ETü süglin eti yenen bir kuş, sülün <? ETü sögül- kızartmak +In

sülüs

[ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
béş batman turur takı sülüs batman turur [5 1/3 batmandır] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
s̠ülüs̠ān: Üçte iki pay

Ar ṯuluṯ ثلث z [#s̠ls̠] üçlü, üçte bir, üçlü orantıya dayalı bir tür yazı Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

 selase

Benzer sözcükler: sülüsan


17.10.2014
sümbül

Ar sunbul/sunbula(t) سنبل/سنبلة z1. başak, 2. başak şeklinde bir çiçek, hyacinthus İbr/Aram şībbəleth שִׁבֹּלֶת zbaşak (Kaynak: Jastrow sf. 1557.)≈ Akad şubultu a.a.

sümen

Fr sous-main «el altı», yazı masasında kâğıdın altına konan altlık Fr sub+ main el << Lat manus a.a.

sümkür|mek

<< OTü sümkür- burun temizlemek onom +kIr-

sümme

Ar ṯumma ثُمَّ zsonra, daha

sümsük

TTü süm- görgüsüzce yemek, sömürmek